Ana içeriğe atla

Olasılıksız – Adam Fawer | 15 Alıntı



  1. “Bazen insan ‘istatistiklerin canı cehenneme’ demeli ve içinden geleni yapmalı.”
(syf 57)
2. “İşte hayatın en güzel tarafı da buydu; her şey olabilirdi, her ne kadar olasılıksız olursa olsun olabilirdi, olasılık dışı olan bir olay mutlaka olurdu.”
(syf 221)
3. “Eğer bir şey yapabileceğini düşünürsen, aslında bu mümkün olmasa bile yapabildiğini görürsün. Eğer yapamayacağını düşünürsen, o zaman da çoğunlukla yapamazsın, denemezsin bile.”
(syf 341)
4. “İnsan bir yerde güvenmeye başlamalı.”
(syf 413)
5. “Gelecek, onu görene kadar şekilsizdir. Bir parayı havaya attığında iki olası gerçek vardır, birinde para yazı gelir, diğerinde tura, ama sen görene kadar ikisi de değildir.
(syf 457)
6. “Hiçbir şey imkansız değildir. Bazı şeylerin olma olasılığı daha düşüktür sadece.”
(syf 486)
7. “Küçükken babasıyla da satranç oynadığını hatırladı ama kaybettiği babasının ardından üzülmektense, onu hatırlayıp mutlu oldu. Babasını hatırladığı sürece, o hep onunla olacaktı.”
(syf 479)
8. “Kararlar doğru veya yanlış değildir. Kararlar karardır. Sen, sana göre en iyisini seç.”
(syf 460)
9. “İnsanlar zaten fotoğraflarına pek benzemezlerdi.”
(syf 330)
10. “Çoğu insan, eğer karşı karşıya kalırsa, işkenceye direnebileceğini düşünür.”
(syf 425)
11. “Bazen sanki alnında ‘en önemsiz işlere yollayın’ yazıyor sanısına kapılırdı.”
(syf 294)
12. “Her zaman seçeneklerin ve seçim hakkın vardır.”
(syf 328)
13. “Saklayacak şeyi olmayan bir insan rahatmış gibi görünmeye çalışmazdı.”
(syf 329)
14. “Satranç hayat gibidir, David. Her parçanın kendi işlevi vardır. Bazıları zayıftır, bazıları ise güçlü. Bazıları oyunun başında işe yarar, bazılarıysa sonunda. Ama kazanmak için hepsini kullanmak zorundasın. Aynen hayatta olduğu gibi, satrançta da skor tutulmaz. On parçanı kaybedip, yine de kazanabilirsin oyunu. Satrancın güzelliği budur işte. İşler her an tersine dönebilir..”
(syf 116)
15. “Olasılık kuramı iki Fransız matematikçinin birbirlerine yazdıkları mektupların sonucunda ortaya kondu.”
(syf 51)

Olasılıksız – Adam Fawer
April Yayıncılık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Y'ol - Birhan Keskin / 8 Alıntı

1.  "Ben zaten o ilk acıyla ölmediğimde çok gücenmiştim hayata. İnsan olmuştum ilk o zaman. Ya da bozmuşlardı beni yenidoğandan." (syf 21) 2. "Beyhude insanın yuva arayışı ama yine de yuva arar insan.” (syf 28) 3. "Gitmek mi yitmektir kalmak mı artık bilmiyorum Yerini yadırgayan eşyalar gibiydim ya ben hep Ve inançlı, gitmenin bir şeyi değiştirmediğine." (syf 33) 4. "Onu, sevebileceğinin en yücesiyle sevdin. Titreme daha fazla kalbim." (syf 35) 5. "Ben seninle sevgilim Mutsuz ama bahtiyardım." (syf 38) 6. "Oysa her aşık önce kendine sonra yanındakine cellat." (syf 49) 7. "Aşk iki kişi arasında asla eşitlenmeyendir." (syf 53) 8. "Ben bu çıldırmış vaktin, ben bu yılan zamanın Paramparça edilmiş şairiyim." (syf 53)

Gönül Yorgunluğu - Şükrü Erbaş

The Lovers - John Atkinson Grimshaw    Gönül yorgunluğu ne, biliyor musun? Gökte yıldızın kalmiyor. Gölgen bir yere sığmıyor. İçindeki şarkı içinde boğuluyor. Penceren sokağa bakmıyor. Bütün sevgi sözleri kalbinde cezaya dönüyor. Kirpiklerin hiçbir güzellikle halkalanmıyor. Baktığın bütün sular yeraltına çekiliyor. Sevmek korkusu ayrılıktan çok önce acı veriyor. Dünyanın bütün cenazeleri evinin önünden kalkıyor. Her gün bir arkadaşın büyüdüğünüz zamanlarda kayboluyor. Girdiğin çıktığın bütün kapılarin önünde yabancı, ardında yalnızlık olup kalıyorsun. Ne, biliyor musun gönül yorgunluğu? Kendinden soğuyorsun. Sözünden soğuyorsun. Geçmişinden soğuyorsun. İnandıklarindan soğuyorsun. Baktığın yüzlerden soğuyorsun. İçine bile bakmıyorsun artık. Dünya, inandığın o yitik cennet değil.    Durup dururken inciniyorsun. Kötü söz gerekmiyor bunun için. Sana söylenmesi de gerekmiyor sözün. Tam kirpiklerinin ucunda bir yarım ay, dudaklarında bir boyalı söz... bir kırıc...

Şiir/ Soneler I - Metin Altıok

"Sevgilim bak, geçip gidiyor zaman; Aşındırarak bütün güzel duyguları. Bir yarım umuttur elimizde kalan, Göğüslemek için karanlık yarınları. Ağzımda ağzının silinmez ılık tadı, Damağımda kösnüyle gezinirken; Yüreğimde yılkı, aklımda ölüm vardı, Dışarda rüzgâr acıyla inilderken. Unutulmuyor ne tuhaf dünya işleri, Seninle bir döşekte sevişirken bile. Düşünüyorum hüzünlü anneleri, Çarşıda, pazarda ellerinde file. Bu kekre dünyada yazık geçit yok aşka; Bir şey yok paylaşacak acıdan başka."