Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Metin Altıok etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Şiir/ Soneler I - Metin Altıok

"Sevgilim bak, geçip gidiyor zaman; Aşındırarak bütün güzel duyguları. Bir yarım umuttur elimizde kalan, Göğüslemek için karanlık yarınları. Ağzımda ağzının silinmez ılık tadı, Damağımda kösnüyle gezinirken; Yüreğimde yılkı, aklımda ölüm vardı, Dışarda rüzgâr acıyla inilderken. Unutulmuyor ne tuhaf dünya işleri, Seninle bir döşekte sevişirken bile. Düşünüyorum hüzünlü anneleri, Çarşıda, pazarda ellerinde file. Bu kekre dünyada yazık geçit yok aşka; Bir şey yok paylaşacak acıdan başka."

Şiir/ Büyük Saat - Metin Altıok

"Duvarda bir büyük saat, ki yaşama ayarlı. Turgut ağabey bana hep yaşamdan söz açardı; engin olmalı derdi yaşam, yaşam engin olmalı. Duvarda bir büyük saat, ki sevdaya ayarlı. Turgut ağabey bana hep sevdadan söz açardı; derin olmalı derdi sevda, sevda derin olmalı. Duvarda bir büyük saat, ki şiire ayarlı. Turgut ağabey bana hep şiirden söz açardı; kalın olmalı derdi şiir, şiir kalın olmalı. Yel üfürdü, su götürdü; düne döndü gelen gün, coşkusuyla, acısıyla geçmişe sessizce gömüldü. Öldü Turgut ağabey ve kamyon kumunu döktü."

Şiir/ Bozlak, Kedi ve Ölüm - Metin Altıok

"Kaç zamandır inatla bir sevdayı sürerim, Bilinmedik yüzünde balkıyan sis peçesi. Yolları ezberden ben hep ona giderim, İçimde düğüm düğüm bir bozlak cerbezesi. Sahi o bozlağı ben ilk nerde duymuştum? Ben ki çağ dışı bir uyumsuzluk delisi, Kendi ipimi belki kendim çekerim. Gölgeme dadanmış bir tuhaf güz kedisi, Her yere peşimden onu da sürüklerim. Sahi o kediyi ben ilk nerde görmüştüm? Durmadan garlara garajlara düşerim, Gayri bilmem ne olur size kalmış gerisi. Adıma arasıra törenle mum dikerim, Ölümüme gönülden bir merhaba yenisi. Sahi o ölümü ben ilk nerde ölmüştüm?"

Şiir/ Zamanlı Gazel - Metin Altıok

"Kendini yollara vurdun, değişen çevreye kandın bir zaman İçinde dönen başıbozuk sıkıntı, geçer sandın bir zaman Donmuş kentlerden geldin, sen bu kavruk yangın yerlerine Ürperen yalnız yüreğini, kızgın gurbete bandın bir zaman Düşündün geceler boyu, peşinden gelen tekinsiz geçmişini Gönlündeki göçük aşkın oduna, için için yandın bir zaman Sonunda gide gide, adına uygun düşen, yalnızlığına kondun Yorgun bedeninde zamana karşı, çırpınan candın bir zaman Üzülme altıok metin, hüzünlerle geçen tarazlanmış ömrüne Sen yoğun sis içinde sesi duyulan, uzak çandın bir zaman"

Şiir/ Sarıl Bana - Metin Altıok

"Bu yaşa geldim içimde bir çocuk hâlâ Sevgiler bekliyor sürekli senden. İnsanın bir yanı nedense hep eksik Ve o eksiği tamamlayayım derken, Var olan aşınıyor azar azar zamanla. Anamın bıraktığı yerden sarıl bana. Anılarım kar topluyor inceden, Bir yorgan gibi geçmişimin üstüne. Ama yine de unutuş değil bu, Sızlatıyor sensizliği tersine. Senin kim olduğunu bile bilmezken. Sevgiden caydığım yerde darıl bana."

Şiir/ Sevmiyorum Seni - Metin Altıok

"Şimdi benim buzdan bir döşekte Üç büklüm olmuş zavallı sevdam, Üşüyorsa ölesiye yalnızlıktan; Bil ki senin hep böyle güvensiz, Yaşamdan korkar oluşundan. İşte bunun için sevmiyorum seni. Şimdi benim bir han avlusunda Hiç bitmeyecek umutsuz kavgam, Soluyorsa başı önde yorgunluktan; Bil ki senin hep böyle umarsız, Yarını göze alamayışından. İşte bunun için sevmiycem seni."

Şiir/ Kanadı Kırık Bir Akşam - Metin Altıok

"Gün bitti lambayı hazırla; Işık kalmadı girecek odamıza Çek perdeleri sevdiceğim; Kanadı kırık bir akşam Zonkluyor durmadan dışarda. Sen bugünden yarına Birazcık umut sakla Yarın farklıdır bugünden, Adı değişir hiç olmazsa, Kara bir suyu Geçiyoruz şimdilerde Basarak yosunlu taşlara. Sen bugünden yarına Birazcık umut sakla Gün bitti sevdiceğim; Geriye kalan posa. Bu serin güz akşamında Geç otur karşıma sessizce, Devam et ördüğün hırkaya."

Şiir/ Acılarla Sorularla - Metin Altıok

"İşte yine kapıldım  O can sıkıntısına;  İçimde bir tozlu  Sarnıç boşluğu,  Gitmekle kalmak  Arasında kararsız  Yürüdüm kederle  Dağlara doğru.  Yüzlerce soru  Vardı aklımda,  Kulaklarımda  Bir garip uğultu  Ölümü kullanamazdım;  Bir yerlerde  Bilmediğim birilerine  Belki ayıp olurdu.  Belki de hiç  Ummadığım  Sevgisi tarazlı biri;  Koparıp bana ilişik  Umudunu  Bir kitabın arasında  Yamyassı  Kuruturdu.  Bir gazetenin  Ölüm ilanlarında  Okuyup adımı,  Öfkeye dönüştürürdü  Sandık kokulu  Hüznünü  Ve ölümü inatla,  Yok yere savunurdu.  Ben bunca yıl  Bunca insan tanıdım  Yüreği zehir dolu;  Yine de insanlardan  Kesmedim umudu.  İnsan dedim  Yekindim;  Paylaştım varı yoğu.  Ben neden  Dudaklarının arasında  İğneler tutan  Bir terzi suskunluğunu  Prova ediyorum  Şimdi ...

Şiir / Hançerin Sapı - Metin Altıok

"Haksızlık etme Diyorum kendime; Onurlandırıldın da, Kınandın da sen. Kendini kül dolu Bir küpe gömdün. Tersyüz ettin Sevgini eskidikçe. Güzel günler yaşadın. Çiçeklerin oldu, Bir evin örneğin; Güneş gören, Dağlara dönük balkonu. İşte bu yüzden Ağlarım ben Kestaneler çatlarken. Sabahın buğusu Gözlerimi yaşartıyor, Boynuma dolanıyor Akşam zinciri. Dağlardır beni avutan. Söyleyin bana Gözünüzü kırpmadan; Sizce dönek midir zaman? Eşkıyalar dağları Anlayamazlar. Çünkü suçtur onları Dağlara çıkartan. Darasıdır suç oysa Yaşadığımız dünyanın. Dağlar sizi Pekmez ile kararım. ‘Öyle yaralıyım ki; Ölmem ben artık.’ Ölmem ya kanarım, Kanarım seve seve. Haksızlık etmem Suya ekmeğe Hiç bir anahtar Dönmese de kilidimde. Bekliyorum kaç zamandır; Uykusuzum, sabırsızım. Başımı acıtıyor Geceleri yastığım. Dilim kurumuş Bir su yatağı, Katı sözcüklerle Dolu tozlu ağzım. Bakıyorum eski Fotoğraflara. Hafız Burhan dinliyorum Taş plaklardan. Bir pencere çarpıyor Viran yüreğimde, Sıvalar dökülüyor Pervazın...

Şiir/ Bir Gün Ölürüm - Metin Altıok

"Uzak, solgun çocukluğum; Akşam alacası, kasaba, Çatılarda kargalar. Hüzünlü gençliğim; Sabahçı kahveleri, Umutsuz aşklar. Bir anı tüneği şimdi Yaşadığım geçmiş yıllar. Ben derim ki; Ömrüm, ömrüm! Mumlar neden eriyip sönerler de Tersine doğru yanmazlar Uzayarak yeniden Ve insan doğmak ister mi Bir daha ölmek için? Ölümü arayarak geçti Bunca yılım. Kötü annem. Beni komşunun oğlu kadar seven, Yok olan babamdı belki Ölüm tutkumu pekiştiren. Elbet bir gün ölürüm. Ömrüm ömrüm Ve yanan mum Koca bir fitil bırakan ardında Ne kadar benziyor birbirine. Zifiri karanlıktı gece. Mum bitti yanmadı tersine Beyaz mürekkeple yazdım Bu şiiri karanlığın üstüne. Ben derim ki; Geçip gider zaman. Geri alınmaz bazı şeyler. Ömrüm ömrüm Ve yanan mum biter. Soğur cehennem bile!"

Şiir/ Yol Şarkısı - Metin Altıok

"Eskiden bir sesim Vardı benim; Şimdi uzakta. Çınlar belki Bir köprünün altında. Yitirdiklerim de oldu Kazandıklarımın yanında. Eskiden bir yüreğim Vardı benim; Şimdi uzakta Çarpar belki Bir çocuğun odasında. Yitirdiklerim de oldu Kazandıklarımın yanında . Bir ben kaldım şimdi Tek yakın bana . Ama ben eskiden de Hep böyle Yalnız çıkardım yola."

Şiir/ Evde Yoklar - Metin Altıok

"Durmadan avuçlarım terliyor, inildiyor ardımdan Girdiğim çıktığım kapılar. Trenim gecikmeli, yüreğim bungun, Bir bir uzaklaşıyor sevdiğim insanlar. Ne zaman bir dosta gitsem, Evde yoklar. Dolanıp duruyorum ortalıkta. Kedim hımbıl, yaprak döküyor çiçeğim, Rakım bir türlü beyazlaşmıyor. Anahtarım güç dönüyor kilidinde, Nemli aldığım sigaralar. Ne zaman bir dosta gitsem Evde yoklar Kimi zaman çocuğum, Bir müzik kutusu başucumda Ve ayımın gözleri saydam. Kimi zaman gardayım Yanımda bavulum, yılgın ve ihtiyar. Ne zaman bir dosta gitsem, Evde yoklar. Bekliyorum bir kapının önünde, Cebimde yazılmamış bir mektupla. Bana karşı ben vardım Çaldığım kapıların ardında, Ben açtım, ben girdim Selamlaştık ilk defa."

Şiir/ Ormanların Gümbürtüsünden - Metin Altıok

"Bir yüzük yaptım sana güvercin teleğinden, Bir yüzük bükerek hoşçakal sözcüğünden. Bir yüzük yaptım belli belirsiz, Eski bir gramafon sesinden. Bir yüzük serçe parmağın için, Bulutsuz bir gecede kayan yıldız izinden. Bir yüzük yaptım terli bir yüzük, Avucumdan geçen ince hayat çizgisinden. Yanmasını bilen bakır bir yüzük, Evime akım taşıyan elektrik telinden. Bir yüzük yaptım, bir yüzük ki; Yıllardır dinmeyen ormanların gümbürtüsünden."

Şiir/ Sis - Metin Altıok

"Özenle boyadım ipliğini sevginin, Gidip de bulamamanın incinmiş rengine. Sisi gümüş bir rüzgârla tepelerden eğirdim, Dokudum yalnızlığın bu serin kumaşını, Sesime ayrılıklardan bir gömlek diktim. Ölümü tastamam ezberledim de geldim, Dilimde bu buruk türkü tadıyla Bilmem ki burdan nereye giderim. Sonunda kendime bir top yangın edindim, Soluğumla besledim dudağımın ucunda. Ömrümün külüydü savrulan hep ardımda, Örterek yavaş yavaş bıraktığım izleri Yanmış bir günün sürüklenen kanatlarıyla. Koştum, durmadan koştum o küçük yangınımla, Adımın çaresiz kıyılarında kendi göğümü bulmaya."

Şiir/ Savrulan - Metin Altıok

"Görüyorsun bir acıyı gidiyoruz seninle, Örselenmiş söz yığınları bırakarak Kırık tekerlekler gibi ardımızda. Ve üstümüzde döneniyor çaylak sürüsü, Doyabilmek için yaralı bir aşkla. Konup göçüyoruz böylece acıyla birlikte.  Bir imgeye dönüşen rüzgârın önünde Savrulan ve toza boğulan. Soluk ve üzgün bir mendilin peşinde Üstünde bir kaç damla gözyaşı olan, Koşuyoruz her şeyin silindiği bir yere."

Şiir/ Hançerin Sapı - Metin Altıok

"Haksızlık etme Diyorum kendime; Onurlandırıldın da, Kınandın da sen. Kendini kül dolu Bir küpe gömdün. Tersyüz ettin Sevgini eskidikçe. Güzel günler yaşadın. Çiçeklerin oldu, Bir evin örneğin; Güneş gören, Dağlara dönük balkonu. İşte bu yüzden Ağlarım ben Kestaneler çatlarken. Sabahın buğusu Gözlerimi yaşartıyor, Boynuma dolanıyor Akşam zinciri. Dağlardır beni avutan. Söyleyin bana Gözünüzü kırpmadan; Sizce dönek midir zaman? Eşkıyalar dağları Anlayamazlar. Çünkü suçtur onları Dağlara çıkartan. Darasıdır suç oysa Yaşadığımız dünyanın. Dağlar sizi Pekmez ile kararım. ‘Öyle yaralıyım ki; Ölmem ben artık.’ Ölmem ya kanarım, Kanarım seve seve. Haksızlık etmem Suya ekmeğe Hiç bir anahtar Dönmese de kilidimde. Bekliyorum kaç zamandır; Uykusuzum, sabırsızım. Başımı acıtıyor Geceleri yastığım. Dilim kurumuş Bir su yatağı, Katı sözcüklerle Dolu tozlu ağzım. Bakıyorum eski Fotoğraflara. Hafız Burhan dinliyorum Taş plaklardan. Bir pencere çarpıyor Viran yüreğimde, Sıvalar dökülüyor Pervazın...

Şiir/ Kuşlu Gazel - Metin Altıok

"Koyup zarfın içine, üstünü acıyla pulladım Sana bir sevinçlik menevişli kuş yolladım Son kuşlarımdı bunlar, dedim telef olmasın Geçti artık göğsümde kuş barınmaz anladım Esti rüzgâr bozuk bozuk, örselendi yüreğim Eksik gedik nem varsa ezberden tamamladım Bende sönen şavkıması sürsün diye yaşamın Bu kuşları senin için gözlerimde sakladım Kim sürmüş Altıok Metin dünyanın sefasını Kirletilmiş bir zamanı yürürken adım adım."