1. "İmkansız, imkansız" diye söylenir. Bir köylü duymuştur kendi kendisiyle konuşan bu garip ressamın son sözcüklerini. Nedir imkansız olan? Yaşam mı? Resim mi? Yoksa ikisi birden mi? (syf 11) 2. Nasıl olup da, birileri, hiç değilse yazarlar, şairler, bu resimlere ilgi göstermemiştir Resmini satmak, sergi açmak, üne kavuşmak değildir derdi. Anlaşılmaktır. Kendinden duyduğu kuşkuyu dengeleyecek, ona güven erecek bir ilgi. Yalnızca bu. (syf 12) 3. "Hiçbir zaman, hiçbir şeyi başaramayacağım." Ama gene de devam eder. Ressam olmaya karar verdikten sonra, yalnızca resim yapacaktır. Oysa, karar çoktan verilmiştir. Tüm başarısızlığı, bu içinde patlamayı bekleyen ressamlığından kaynaklanıyordur da, ne o, ne başkası biliyordur. (syf 12) 4. Daha sonraları kardeşi Theo'ya şöyle yazacaktır: "Işığı ve özgürlüğü ara ve pek fazla batma bu dünyanın çamuruna." Ama dünyanın çamuruna batmadan, nasıl bulacaksın ışığı? Bulduğun ışık, gerçekten aradığın ışık mıdır? Hem bu...
Yaşadığımızı anlamak için hayata da bir ayraç koyup nefes almak lazım bazen