Ana içeriğe atla

Simyacı – Paulo Coelho| 21 Alıntı


1.”Bir düşü gerçekleştirme olasılığı yaşamı ilginçleştiriyor, ” diye düşündü.
(syf 27)
2. “Her zaman aynı insanları görürsek onları yaşamımızın bir parçası saymaya başlarız. Yaşamımızın bir parçası saydıkça da onlar bizim yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar. Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır. Çünkü, efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır…”
(syf 32)
3. “Ve bir şey istediğin zaman, bütün Evren arzunun gerçekleşmesi için işbirliği yapar.”
(syf 39)
4. “Rüzgarın özgürlüğünü kıskandı delikanlı…”
(syf 44)
5. “Hep böyle olur,” diye karşılık verdi yaşlı adam. “Biz buna ‘lütuf kuralı’ adını veririz. İlk kez kağıt oynadığın zaman, kesinlikle kazanırsın. Acemi talihi.”
(syf 45)
6. “Ben de herkes gibiyim. Dünya gerçeklerine oldukları gibi değil de olmalarını istediğim gibi bakıyorum…”
(syf 56)
7. “Sözcüklerin ötesinde bir dil var,” diye düşündü.
(syf 60)
8. “Değeri bilinmeyen her lütuf felakete dönüşüyor…”
(syf 76)
9. “Öyle zamanlar vardır ki, insan hayat ırmağının akış yönünü değiştiremez…”
(syf 76)
10. “Bir şeye karar vermek, başlangıçtan başka bir şey değildir…”
(syf 88)
11.”Her zaman şimdide yaşamayı başarabilirsen mutlu bir insan olursun.”
(syf 106)
12. “Çünkü hayat, yaşamakta olduğumuz andan ibarettir ve sadece budur…”
(syf 107)
13. “Dünyanın konuştuğu ve yeryüzünün bütün yaratıklarının yürekleriyle anladıkları dilin, en temel ve en yüce bölümünü anladı delikanlı. Ve Aşk’tı bunun adı…”
(syf 115)
14. “Delikanlı onun sesini dinliyor ve bu sesi, hurma ağaçlarının yapraklarından esen rüzgarın hışırtısından çok daha güzel buluyordu…”
(syf 120)
15. “İnsan sevince,” diye düşündü, “nesneler daha çok anlam kazanıyor.”
(syf 122)
16. “İnsan sevdiği için sever. Aşk’ın hiçbir gerekçesi yoktur.”
(syf 144)
17. “İnsanın geride bırakmış olduklarını düşünmemesi olanaksızdı…”
(syf 147)
18. “Çünkü yüreğin neredeyse hazinen de oradadır…”
(syf 151)
19. “Hiç kimse kendi yüreğinden kaçamaz.”
(syf 152)
20. “Delikanlı ülkesinde söylenen eski bir atasözünü anımsadı: En karanlık an, şafak sökmeden önceki andır. “
(syf 155)
21. “Gözler ruhun gücünü gösterir.”
(syf 158)
Paulo Coelho – Simyacı
Can Yayınları

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Y'ol - Birhan Keskin / 8 Alıntı

1.  "Ben zaten o ilk acıyla ölmediğimde çok gücenmiştim hayata. İnsan olmuştum ilk o zaman. Ya da bozmuşlardı beni yenidoğandan." (syf 21) 2. "Beyhude insanın yuva arayışı ama yine de yuva arar insan.” (syf 28) 3. "Gitmek mi yitmektir kalmak mı artık bilmiyorum Yerini yadırgayan eşyalar gibiydim ya ben hep Ve inançlı, gitmenin bir şeyi değiştirmediğine." (syf 33) 4. "Onu, sevebileceğinin en yücesiyle sevdin. Titreme daha fazla kalbim." (syf 35) 5. "Ben seninle sevgilim Mutsuz ama bahtiyardım." (syf 38) 6. "Oysa her aşık önce kendine sonra yanındakine cellat." (syf 49) 7. "Aşk iki kişi arasında asla eşitlenmeyendir." (syf 53) 8. "Ben bu çıldırmış vaktin, ben bu yılan zamanın Paramparça edilmiş şairiyim." (syf 53)

Gönül Yorgunluğu - Şükrü Erbaş

The Lovers - John Atkinson Grimshaw    Gönül yorgunluğu ne, biliyor musun? Gökte yıldızın kalmiyor. Gölgen bir yere sığmıyor. İçindeki şarkı içinde boğuluyor. Penceren sokağa bakmıyor. Bütün sevgi sözleri kalbinde cezaya dönüyor. Kirpiklerin hiçbir güzellikle halkalanmıyor. Baktığın bütün sular yeraltına çekiliyor. Sevmek korkusu ayrılıktan çok önce acı veriyor. Dünyanın bütün cenazeleri evinin önünden kalkıyor. Her gün bir arkadaşın büyüdüğünüz zamanlarda kayboluyor. Girdiğin çıktığın bütün kapılarin önünde yabancı, ardında yalnızlık olup kalıyorsun. Ne, biliyor musun gönül yorgunluğu? Kendinden soğuyorsun. Sözünden soğuyorsun. Geçmişinden soğuyorsun. İnandıklarindan soğuyorsun. Baktığın yüzlerden soğuyorsun. İçine bile bakmıyorsun artık. Dünya, inandığın o yitik cennet değil.    Durup dururken inciniyorsun. Kötü söz gerekmiyor bunun için. Sana söylenmesi de gerekmiyor sözün. Tam kirpiklerinin ucunda bir yarım ay, dudaklarında bir boyalı söz... bir kırıc...

Şiir/ Soneler I - Metin Altıok

"Sevgilim bak, geçip gidiyor zaman; Aşındırarak bütün güzel duyguları. Bir yarım umuttur elimizde kalan, Göğüslemek için karanlık yarınları. Ağzımda ağzının silinmez ılık tadı, Damağımda kösnüyle gezinirken; Yüreğimde yılkı, aklımda ölüm vardı, Dışarda rüzgâr acıyla inilderken. Unutulmuyor ne tuhaf dünya işleri, Seninle bir döşekte sevişirken bile. Düşünüyorum hüzünlü anneleri, Çarşıda, pazarda ellerinde file. Bu kekre dünyada yazık geçit yok aşka; Bir şey yok paylaşacak acıdan başka."