Ana içeriğe atla

Yalnızlık Sahip Olduğum Tek Şey – Franz Kafka / 17 Alıntı


“Kitaplar, içimizdeki kalenin gizli odalarını açan anahtarlar gibidir.”
(syf 7)
“Anlatamam. İçimde neler olup bittiğini hiç kimseye anlatamam. Kendime bile anlatamıyorum.”
(syf 9)
“Sorunları beni yiyip bitirmesine müsaade ederek çözerim genelde.”
(syf 10)
“İlk izlenimlere hiçbir zaman güven olmaz”
(syf 10)
“Sen kalbimin hem dinginliği hem de kargaşasısın.”
(syf 11)
“İnsanlar şimdiki zamanı mahvetmek için o kadar istekli ki!”
(syf 13)
“Özlüyorum seni. Çok derinden, en derinden, şuursuzca özlüyorum.Çok fena özlüyorum.”
(syf 15)
“Sen kalbimin hem sessizliği hem de çığlığısın. Kalbimin nasıl attığını artık sen hayal et.”
(syf 18)
“Her şeyim tastamam. Sadece biraz daha kendime ihtiyacım var.”
(syf 19)
“Hem iyiyim hem de kötü. Sen nasıl istersen.”
(syf 23)
“Biraz daha uyusam ve tüm bu saçmalıkları unutsam ne olurdu!”
(syf 26)
“Uyuyamıyorum sevgilim, şırıl şırıl yağan yağmur, adını haykırıp duruyor. Elimde değil, ne yapayım? Ben de onu dinliyor ve uyuyamıyorum.”
(syf 34)
“Dayanılmaz olan aslında hayat değil, insanlardır.”
(syf 45)
“Ben kendi içime kapanık, sessiz, çekingen ve huzursuz biriyim.”
(syf 51)
“Benim yalnızlığım insanlarla dolu.”
(syf 57)
“En kötüsü de, sahip olamadığın şeylere ait olmaktır.”
(syf 58)
“Huzur mu istiyorsun?Az insan, az eşya”
(syf 62)

Franz Kafka – Yalnızlık Sahip Olduğum Tek Şey
Zeplin Kitap

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İmkansızın Şarkısı - Haruki Murakami / 13 Alıntı

1. "Gökyüzünde asılı duran kara bulutlara baktım ve o zamana kadar yaşamımın akışında yitip gitmiş olan şeyleri düşündüm. Uçup gitmiş saatleri, ölmüş veya yitmiş arkadaşları ,bir daha geri gelmeyecek hisleri." (syf 9) 2. "Ölüm, yaşamın karşıtı olarak değil parçası olarak vardır." (syf 38) 3. "Çağdaş edebiyata güvenim yok demiyorum. Ama değerli vaktimi de zamanın vaftiz etmediği eserleri okuyarak ziyan etmek istemem. Hayat yeterince kısa." (syf 45) 4. "Rüzgar biraz yön değiştirse, haykırışları fısıltıya dönüşüyordu." (syf 67) 5. "Yalnızlığı kimse o kadar sevmez. Sadece arkadaş edinmek için çaba harcamıyorum. Sonu hayal kırıklığı oluyor." (syf 72) 6. "Sezgilerim oldukça iyidir. Ama mantıklı düşünme konusunda umutsuz vakayım." (syf 93) 7. "Kalbini açabilen insanlar var, bir de açamayanlar. Siz açabilenlerdensiniz. Ya da daha doğru deyişle, istediğinizde bunu yapabiliyorsunuz.'' ''Peki insanlar kal...

Şükrü Erbaş - Hüzünle Seviniyorum

                      Lovers - Emile Friant    Ömür Hanım'la Güz Konuşmaları... 1983 yılında, kendi içimden çıkarıp dünyanın ortasına bıraktığım; kendimi, bir başkasıymış gibi kendime anlattığım; yalnızlığımı, yine kendi yalnızlığımla ete kemiğe büründürdüğüm bir varoluş acısıdır. Uçsuz bucaksız bir kalabalığın sokaklardan evlere değil de canımdan sokaklara çekildiği bir büyük şehir korkusudur, kederidir, üşümesidir. İki çocuğun işıklara, insanlara ve rüyalara inandığı zamanların umududur, güzelliğidir, yakarışıdır. Gencecik bir kadının, uzak yalnız soğuk yoksul yabancı bir şehri, yüreğinin o büyülü beşiğinde sallaya sallaya anne olduğu bir hayatın iç sesidir, onurudur, çırpınışıdır. Kanı içine akan yaralı bir hayvan gibi bütün bir ülkenin kendi üstüne kapandığı, darağaçlarında boğulduğu, ağzını kuyulara vererek ağladığı zamanların dip sesidir, uğultusudur, yaşama çığlığıdır. İçimizde kaybolan bütün kadınlara ...

Gönül Yorgunluğu - Şükrü Erbaş

The Lovers - John Atkinson Grimshaw    Gönül yorgunluğu ne, biliyor musun? Gökte yıldızın kalmiyor. Gölgen bir yere sığmıyor. İçindeki şarkı içinde boğuluyor. Penceren sokağa bakmıyor. Bütün sevgi sözleri kalbinde cezaya dönüyor. Kirpiklerin hiçbir güzellikle halkalanmıyor. Baktığın bütün sular yeraltına çekiliyor. Sevmek korkusu ayrılıktan çok önce acı veriyor. Dünyanın bütün cenazeleri evinin önünden kalkıyor. Her gün bir arkadaşın büyüdüğünüz zamanlarda kayboluyor. Girdiğin çıktığın bütün kapılarin önünde yabancı, ardında yalnızlık olup kalıyorsun. Ne, biliyor musun gönül yorgunluğu? Kendinden soğuyorsun. Sözünden soğuyorsun. Geçmişinden soğuyorsun. İnandıklarindan soğuyorsun. Baktığın yüzlerden soğuyorsun. İçine bile bakmıyorsun artık. Dünya, inandığın o yitik cennet değil.    Durup dururken inciniyorsun. Kötü söz gerekmiyor bunun için. Sana söylenmesi de gerekmiyor sözün. Tam kirpiklerinin ucunda bir yarım ay, dudaklarında bir boyalı söz... bir kırıc...