Ana içeriğe atla

Yeraltından Notlar – Dostoyevski | 21 Alıntı


1. “Ben gerçekten kötü bir insan değilim. Ne aksi bir adamım ne de uysal biriyim. Ne namuslu ne alçak ne de onurlu biriyim. Ne bir kahramanım ne de bir korkak. Ben, hiçbir şey olamadım.”
(syf 11)
2. “Her şeyi tam anlamıyla algılamak, bir hastalıktır.”
(syf 13)
3.”İnsanların, çıkarları uğruna neler yapacağını kestirmek, çok zordur.”
(syf 29)
4. “Öyle durumlar olur ki, insan kendisi için iyilik değil, kötülük isteyebilir.”
(syf 29)
5. “Çünkü özgür isteği, iradesi olmayan, istemeyi bilmeyen insanın, orgun silindiri üstündeki civatadan bir ayrımı olur mu?”
(syf 35)
6. “İnsan, amaca ulaşmak için çalışmayı sever ama amaca ulaşmayı istemez.”
(syf 43)
7.”Vardığım sonuca göre, en iyisi hiçbir şey yapmamak! Her şeyden iyisi, bir köşeye çekilip seyirci kalmak.”
(syf 47)
8. “Oysa yüreği temiz olmayan kimsenin anlayışı da tam olamaz.”
(syf 48)
9. “Ne ben herhangi bir kişiye benziyordum ne de herhangi bir kişi bana. ‘Ben tek başınayım, onlarsa hep birlikte!…’ diye derin hayallare dalmaktan kendimi alamıyordum.”
(syf 54)
10.”En bayağı ve en aşağılık insanların aynı zamanda namus simgesi olarak kalabilmeleri, ancak bizim ülkemizde olanaklıdır!”
(syf 57)
11. “Kitap okuyarak içimde yükselen duyguları bastırmayı tasarlıyordum.”
(syf 57)
12. “Kibarlık, incelik tek yanlı olmaz! Karşılıklı incelik yapılmalı, saygı böyle gösterilir.”
(syf 63)
13. “İnsanlar, mutsuz olduklarında daha çok hata yaparlar.”
(syf 110)
14. “İnsan temiz duygularla olduğunda ne kadar rahat oluyor.”
(syf 111)
15. “Sevginin bulunmadığı yerde, inan, akıl da olmaz!”
(syf 113)
16.”İnsanın gözü yalnızca üzüntüyü ve acıyı görür de mutluluğu fark etmez.”
(syf 113)
17.”Bir insan, başkasını kınamadan önce, yaşamın ne olduğunu bilmelidir.”
(syf 115)
18. “İnsan, bazı gerçekleri çok kolay kabul edemiyor.”
(syf 126)
19. “Kolay kazanılmış bir mutluluk mu, yoksa insanı yücelten acı mı daha iyi?” diye karar verememiştim.
(syf 148)
20. “Bizim yaşama karşı duyduğumuz yabancılaşma, canlı yaşamdan tiksinecek, onun adını bile duymak istemeyecek derecededir.”
(syf 149)
21. “Genel bir insan” denilebilecek, nasıl olduğu belli olmayan bir şey olmaya çalışıyoruz.”
(syf 150)

Yeraltından Notlar – Dostoyevski
Akvaryum Yayınevi

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İmkansızın Şarkısı - Haruki Murakami / 13 Alıntı

1. "Gökyüzünde asılı duran kara bulutlara baktım ve o zamana kadar yaşamımın akışında yitip gitmiş olan şeyleri düşündüm. Uçup gitmiş saatleri, ölmüş veya yitmiş arkadaşları ,bir daha geri gelmeyecek hisleri." (syf 9) 2. "Ölüm, yaşamın karşıtı olarak değil parçası olarak vardır." (syf 38) 3. "Çağdaş edebiyata güvenim yok demiyorum. Ama değerli vaktimi de zamanın vaftiz etmediği eserleri okuyarak ziyan etmek istemem. Hayat yeterince kısa." (syf 45) 4. "Rüzgar biraz yön değiştirse, haykırışları fısıltıya dönüşüyordu." (syf 67) 5. "Yalnızlığı kimse o kadar sevmez. Sadece arkadaş edinmek için çaba harcamıyorum. Sonu hayal kırıklığı oluyor." (syf 72) 6. "Sezgilerim oldukça iyidir. Ama mantıklı düşünme konusunda umutsuz vakayım." (syf 93) 7. "Kalbini açabilen insanlar var, bir de açamayanlar. Siz açabilenlerdensiniz. Ya da daha doğru deyişle, istediğinizde bunu yapabiliyorsunuz.'' ''Peki insanlar kal...

Şükrü Erbaş - Hüzünle Seviniyorum

                      Lovers - Emile Friant    Ömür Hanım'la Güz Konuşmaları... 1983 yılında, kendi içimden çıkarıp dünyanın ortasına bıraktığım; kendimi, bir başkasıymış gibi kendime anlattığım; yalnızlığımı, yine kendi yalnızlığımla ete kemiğe büründürdüğüm bir varoluş acısıdır. Uçsuz bucaksız bir kalabalığın sokaklardan evlere değil de canımdan sokaklara çekildiği bir büyük şehir korkusudur, kederidir, üşümesidir. İki çocuğun işıklara, insanlara ve rüyalara inandığı zamanların umududur, güzelliğidir, yakarışıdır. Gencecik bir kadının, uzak yalnız soğuk yoksul yabancı bir şehri, yüreğinin o büyülü beşiğinde sallaya sallaya anne olduğu bir hayatın iç sesidir, onurudur, çırpınışıdır. Kanı içine akan yaralı bir hayvan gibi bütün bir ülkenin kendi üstüne kapandığı, darağaçlarında boğulduğu, ağzını kuyulara vererek ağladığı zamanların dip sesidir, uğultusudur, yaşama çığlığıdır. İçimizde kaybolan bütün kadınlara ...

Gönül Yorgunluğu - Şükrü Erbaş

The Lovers - John Atkinson Grimshaw    Gönül yorgunluğu ne, biliyor musun? Gökte yıldızın kalmiyor. Gölgen bir yere sığmıyor. İçindeki şarkı içinde boğuluyor. Penceren sokağa bakmıyor. Bütün sevgi sözleri kalbinde cezaya dönüyor. Kirpiklerin hiçbir güzellikle halkalanmıyor. Baktığın bütün sular yeraltına çekiliyor. Sevmek korkusu ayrılıktan çok önce acı veriyor. Dünyanın bütün cenazeleri evinin önünden kalkıyor. Her gün bir arkadaşın büyüdüğünüz zamanlarda kayboluyor. Girdiğin çıktığın bütün kapılarin önünde yabancı, ardında yalnızlık olup kalıyorsun. Ne, biliyor musun gönül yorgunluğu? Kendinden soğuyorsun. Sözünden soğuyorsun. Geçmişinden soğuyorsun. İnandıklarindan soğuyorsun. Baktığın yüzlerden soğuyorsun. İçine bile bakmıyorsun artık. Dünya, inandığın o yitik cennet değil.    Durup dururken inciniyorsun. Kötü söz gerekmiyor bunun için. Sana söylenmesi de gerekmiyor sözün. Tam kirpiklerinin ucunda bir yarım ay, dudaklarında bir boyalı söz... bir kırıc...