Ana içeriğe atla

Yaralarım Aşktandır - Furuğ Ferruhzad / 25 Alıntı

 


1. ''ben yüreğini yitirmiş zamandan

korkuyorum,
ben bu kadar çok elin boşunalığını düşünmekten
ve bu kadar yüzün yabancılığını imgelemekten
korkuyorum."

(syf 249)

2. "ey boşuna meyvesiz umut vazgeç
kalbimden benim ben gidiyorum."

(syf 97)

3. "Yine ben kaldım ve bir soğuk yalnızlık
uzak geçmişinde anıların."

(syf 103)

4. "güz, ey düş kurduran şarkı
güz, ey acı dolu şarkı
güz, ey solmuş gülümseme
büyülü tabiatın yüzünde."

(syf 106)

5. "Dudaklarıma susku kilidi vurma
Kalbimde söylenmemiş öyküm var
Ayaklarımdan ağır ziniri çöz
Bu sevdada perişan kalbim var."

(syf 110)

6. "seviyorum onu...
ışığı seven bir zerre gibi
rüzgarı seven bir tarla gibi
dalgayı seven kayık gibi
zirveyi seven bir kuş gibi
seviyorum onu..."

(syf 122)

7. "hangi kanatla mümkün
günlerin ve yangınların yok oluşundan kaçmak
hangi gözyaşıyla mümkün
zamanın dalan bakışlarına perde çekmek
hangi elle mümkün
aşkı sonsuza kadar zincire vurmak
hangi elle?"

(syf 124)

8. "Keşke sonbahar olsaydım...
Keşke sonbahar gibi sessiz ve hüzün dolu olsaydım

istenç yapraklarım sararsaydı birer birer
bakışlarımın güneşi soğusaydı

dertle dolsaydı keşke göğsümün göğü
ansızın kopan gam fırtınası canımı deşseydi
gözyaşlarım yağmur gibi eteğimi boyasaydı."

(syf 125)

9. "aaah! ne güzel olurdu güz olsaydım
yabansı, coşkun, renk dolu olsaydım
bir şair gözlerimde göksel bir şiir okusaydı
yanımda sevdalı bir kalp alazlansaydı."

(syf 125)

10. "Göğsüm:
hüzün, acı ve karamsarlık evi."

(syf 125)

11. "Keşke biz o iki kırlangıç olsaydık
ömür boyu yolculuk etseydik
bir bahardan diğer bahara."

(syf 153)

12. "Kendimde daha fazla sen olsaydı
herkesi sen sanmazdım."

(syf 157)

13. "Bağımlıyım ben kendi umutsuzluğuma."

(syf 166)

14. "Su gibi kendi çukurunda kuruyabilir insan."

(syf 178)

15. "Kurma bebekler gibi olabilir insan,
camdan boncuk iki gözle kendi dünyasını gören."

(syf 178)

16. "Ben ki asla sisli damları üstünde gökyüzünün
yeğni ve başıboş uçurtmalardan başka
bir şey değildim."

(syf 198)

17. "Evime gelirsen eğer sevgili bana ışık getir
ve oradan mutlu sokağın kalabalığını seyredeyim diye
küçük bir pencere..."

(syf 197)

18. "Denizi ömründe hiç görmeyen
ne anlarmış hayatından?"

(syf 214)

19. "benim payıma düşen anılar bahçesinde hüzünlü gezintidir."

(syf 227)

20. "Ben hüzünlü küçük bir periyi biliyorum
okyanusta yaşıyor
ve yüreğini tahta bir kavalda
usul usul çalıyor
küçük hüzünlü bir peri
geceleri bir öpücükle ölen
ve sabahları bir öpücükle yeniden doğacak olan…"

(syf 228)

21. "gece gündüz neyin peşindeyim
bilmem ne isterim tanrım
neden yanan kalbim sönmüştür
ne arar benim yorgun bakışlarım

Sığınıyorum sessiz bucaklara
tanıdık herkesten kaçıyorum
bakışlarım karanlıkta yüzüyor
hasta kalbimi dinliyorum."

(syf 93)

22. "Ben geometri dersini
delice seven bir öğrenci kadar yalnızım."

(syf 249)

23. "Kış güneşi ne kadar da tembeldir."

(syf 252)

24. "Uçmayı anımsa
Kuş ölümlüdür."

(syf 256)

25. "Yaşam belki
her gün filesiyle bir kadının geçtiği uzun bir caddedir,
yaşam belki okuldan dönen bir çocuktur."

(syf 226)


Yaralarım Aşktandır - Furuğ Ferruhzad 

Totem Yayınları


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tutunamayanlar - Oğuz Atay Kitabından Alıntılar

 1.   "Hayatım, ciddiye alınmasını istediğim bir oyundu." (syf 31) 2. "İnsanlar düşüncelerimize uygun biçimler almıyor." (syf 32) 3. "Bir cümle kaldı yalnız aklında: ''Güzel bir gün ve ben yaşıyorum.'' (syf 36) 4. "Öğrendikten sonra, bütün zorluklar geride kaldıktan sonra; vücudun her parçasında, başlangıçta bu makine kadar kör ve inatçı olan direnmenin yumuşadığını, dokunmanın mümkün olduğunu gördüğü zaman, yazık ki geçiş süresini unutuverir insan." (syf 36) 5. “Karı-kocanın birbirleriyle ve çevreleriyle durmadan yarışmasını anlamıyorum." (syf 36) 6.  "Kötülükten ancak kötülük çıkar. Bayağılık insan ruhunu öldürür." (syf 77) 7. "Sınıfta tahtaya kalktığım zaman, gene, şiirleri en iyi ben okuyordum; çünkü öğrenmiştim en çok bağıranın en iyi şiir okumuş sayıldığını. Ve öğretmenimin bu zayıf tarafını keşfeden tek akıllı öğrenciydim." (syf 77) 8. “Vazgeçiyorum, bütün insanlığın önünde eğilerek özür diliyorum; beni ...

İnsanın Acısını İnsan Alır - Şükrü Erbaş / Alıntılar

1.  "Ayrılık ne biliyor musun? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte...İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık. İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini, birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine. Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken duvarlara dalıp dalıp gitmesi. Türküsünü söyleyecek kimsesi kalmamak ayrılık." (syf 110) 2. “Seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben. Evlerin ve kalabalığın ağırlığını sana üstün tutmadım. Yoksulluğun acısından hafif bilmedim acını. Yenilen herkesin boğuntusuydu kaybolduğum uzaklık,yüzün her bulutlandığında. Nereye gidersem gideyim seni yürüdüm hep. Sevincini bir barış,bir bayram sabahı gibi taşıdım içimde. Sesine güvendim, gözlerine en çok yakışan o sürekli yaz ikindisine.” (syf 7) 3.  "Şiddetin coğrafyasında elbette gökyüzü bir lükstü ve ancak yağmur yağınca anımsanıyordu. Gittiği en büyük uzaklık evinden iş...

Güneşi Uyandıralım - José Mauro de Vasconcelos / 25 Alıntı

  Akrabalık sadece kan bağlarıyla değil, yürek ve akıl bağlarıyla da kurulur.  1.  "Arzum gitmek, hiçbir şey düşünmeden gitmek, sözler vermeden gitmekti. Hayat hiç durmadan peş peşe dizilen trenlerden, yollardan, gemilerden ibaretmiş gibi. Derdimi nasıl anlatacağımı bilmiyordum. Hep daha uzağa gitme arzusu. Ama asla geri dönülmeyecek kadar uzağa. Hep ilerlemek." (syf 249) 2. “Mutluluk olduğu yerdedir, olmasını istediğimiz yerde değil.”  (syf 98) 3. “Senin güneşin hüzünlü Zezé. Yağmur yerine gözyaşlarıyla kuşatılmış bir güneş. Sahip olduğu gücü, yeteneklerini henüz kavrayamamış bir güneş. Senin bütün anlarını henüz güzelleştirememiş bir güneş. Küçük, biraz mızmız bir güneş.” (syf 71) 4.  "Daha da büyük, başka bir güneşten bahsediyorum. Her birimizin yüreğinde doğan güneşten. Umutlarımızin güneşinden. Düşlerimiz uyansın diye göğsümüzde uyandırdığımız güneşten." (syf 71) 5. “Unut Zezé, bir faydası yok. Yavaş yavaş unutacak, unutacaksın, ileride hatırladığında her ş...