Ana içeriğe atla

Kayıtlar

şiir etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Y'ol - Birhan Keskin / 8 Alıntı

1.  "Ben zaten o ilk acıyla ölmediğimde çok gücenmiştim hayata. İnsan olmuştum ilk o zaman. Ya da bozmuşlardı beni yenidoğandan." (syf 21) 2. "Beyhude insanın yuva arayışı ama yine de yuva arar insan.” (syf 28) 3. "Gitmek mi yitmektir kalmak mı artık bilmiyorum Yerini yadırgayan eşyalar gibiydim ya ben hep Ve inançlı, gitmenin bir şeyi değiştirmediğine." (syf 33) 4. "Onu, sevebileceğinin en yücesiyle sevdin. Titreme daha fazla kalbim." (syf 35) 5. "Ben seninle sevgilim Mutsuz ama bahtiyardım." (syf 38) 6. "Oysa her aşık önce kendine sonra yanındakine cellat." (syf 49) 7. "Aşk iki kişi arasında asla eşitlenmeyendir." (syf 53) 8. "Ben bu çıldırmış vaktin, ben bu yılan zamanın Paramparça edilmiş şairiyim." (syf 53)

Mırıldandıklarım - Murathan Mungan / 15 Alıntı

1. "Biterken yılın son günleri Biliyoruz takvimler belirlemez değişimin mevsimlerini Gençlik ikindilerini Kargınmış bir çocuktuk büyüdüğümüzden beri." (syf 21) 2. "Bir yıl daha bitiyor Düşlerim ,tasalarım,yarım kalmış onca şey Her yıl biraz daha kısalıyor bir öncekinden Bana mı öyle geliyor Yoksa daha mı hızlı ilerliyor zaman İnsan yaşlanırken?" (syf 22) 3."Bunaldım kendisiyle boğuşmasını Başkalarında çözmeye çalışan insanlardan." (syf 24) 4. "Umutsuzluk bir karanfildir, yalnızca bir karanfil  hangi masaya yerleştirilirse o masanın rengini alır." (syf 38) 5. "Her yaşın uçurtmaları vardır." (syf 56) 6. "Ahh o gece yolculukları bir başka kentte, bir başka insan olmanın umutları." (syf 61) 7. "Büyüdük, büyüdük sandık Kaybetti bazı şeyler artık önemini." (syf 63) 8. "İçimiz bir ada kuraklığı." (syf 69) 9. "Karşı çıktığımız dünyanın bir parçası olduk nicedir  Ürküyoruz bizi geçmişe bağlayan halatlardan....

Şiir/ Küçük Acılar - Şükrü Erbaş

"Ağzı çirkin bir kadın Yalnızlığında bile Gülmeye utanıyor Bu da bir acıdır. Gecesiz sabahlara -Uykular öksüzü- Bir çocuk uyanıyor Bu da bir acıdır. Bir adımı diğerinden Kısa düşüyor, bir topal Hızla yanından koştular Bu da bir acıdır. Esrik gülüşleri tufan Gözleri bayram Dağıldılar çok sürmeden Bu da bir acıdır. Çocuklarda bir telaş Her akşam kapılarda -Bize ne getirdin baba? Bu da bir acıdır. Nice dik yürüse de Eğildi dar geçitlerde Uzun boyları kırık Bu da bir acıdır. Büyük kentlerde biri Belli ki yer garibi Dili sorar gözleri lâl Bu da bir acıdır. İnce iri, uzak yakın Günlerimiz acıların Çaprazında birer tutsak Bu da bir acıdır."

Şiir/ Sığ Sularda - Şükrü Erbaş

"Siz hiç duyarsız insanlara Şiirler sundunuz mu? Bir kıraçta kuru dala ‘Belki’ sularını salıp, Yeşerir de al yemişler Verir diye umdunuz mu? Ardı sırsız aynalara Yalnızlığı silmek için, Bakıp bakıp karşınızda Karanlığı buldunuz mu? Aykırı isteklerde Seslerin, sessizliği Silip süpürdüğü Odalarda oldunuz mu? Siz hiç sığ sularda Boğuldunuz mu?"

Su Çürüdü - Ahmet Telli / 11 Alıntı

1. "Hayır! yetmiyor aşkları ayrılıkları ve büyük serüvenleri anlatmaya iyi bir şiir bile bazen." (syf 9) 2. "Mekan tutmak ve her akşam aynı ufukta Güneşin batışını seyretmek ölümdür biraz." (syf 17) 3. "Üşüten bir acıydı belki her ayrılık Her yolculuk yangınların başladığı yereydi Ama vakti olmadı hesabını tutmaya Aşkların, ayrılıkların ve acıların." (syf 14) 4. "Kitapları hep aynı raflara sıralamak aynı eşyayı kullanmak eskimektir biraz." (syf 17) 5. "Çünkü insanlığımızın tarihi acılar bittiğinde yazılacak." (syf 36) 6. "Savrulup duran bir zaman diliminde sarsarak ve sarsılarak geçiyor günler ama kalbimiz çatlayacak kadar duyarlı hayatı savunabilecek kadar güçlüdür." (syf 41) 7. "Bahar da gecikebilir unutmayalım böyle okuduk hayatın kitaplarından Hele vakt erişsin sevda dal versin uzanacağız bir sabah çiçekli bir ağaca." (syf 49) 8. "Gün kararmadan tükeniyor çiçekler demet demet taşıyor birileri - D...

Şiir/ Hâlâ Koynumda Resmin - Ahmet Telli

"Sımsıcak konuşurdun konuşunca ırmak gibi, rüzgar gibi konuşurdun yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki çiğdemler güller mor menevşeler açardı Sımsıcak konuşurdun konuşunca Hala koynumda resmin Dağları anlatırdın ve dostluğu bir ceylan gibi sekerdi kelimeler Sesini duymasam çölleşirdi dünya dağlar yarılır ırmaklar kururdu bulutlar çökerdi yüreğime Hala koynumda resmin Gün akşam olur elinde kitaplar ve bir demet çiçekle çıkıp gelirdin bir kez bile unutmadın ‘merhaba’ demeyi ve en yanık türküleri nasıl da söylerdin bir dostun vurulduğu gün Hala koynumda resmin Kaç mevsim kırlara çıkıp çiçekler topladık mezarlar için Belki ürküttük tarla kuşlarını belki kurdu kuşu ürküttük ama aşkı ürkütmedik hiç Hala koynumda resmin Ve hala sımsıcak durur anılar sımsıcak ve biraz boynu bükük Ne varsa yaşanmış ve yaylaşılmış yasak bir kitap gibi durmaktadır ve firari bir sevda gibi Şimdi duvarlarda resmin." Ahmet Telli - Su Çürüdü Kitabından alınmıştır. Kitaptan alıntılar için  Ahmet Telli - Su Çü...

Timsah Sokak Şiirleri - Murathan Mungan / 16 Alıntı

1. "Aylar nasıl geçiyor zaman hiç geçmezken." (syf 9) 2. "Kapıyı açmıyorum telefonlara çıkmıyorum başını bekliyorum geleceği olmayan hatıraların." (syf 10) 3. "Sevgilim, yetimim benim, nasıl da kayıtsız gülüyorsun hayata öldüğünden haberi yok fotoğraflarının." (syf 10) 4. "Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da." (syf 10) 5. "Aynı yaşamıyor herkes aşkı da, ayrılığı da birbirini tutmuyor aşk gözü kimsenin kaçıp gidiyor hayat kayıp bakışmalarla bazıları vazgeçişlerle büyüyor, ertelemeler, geciktirmeler, kilitlemeler üzerinden atlayıp geçmelerle, bazılarının defteri hayata hiç kapanmıyor." (syf 19) 6. "Kaldığın yerden devam etmenin karanlığı benzemiyor hiçbir çaresizliğe." (syf 21) 7. "Kendiyle tanışmayı erteler insan çoğu zaman hayat yanlışlarla kısalır." (syf 23) 8. "Zaman bütün başlangıçları eskitiyor." (syf 24) 9. "Yıllara kaptırdıklarını olgunlu...

Şiir/ Büyük Saat - Metin Altıok

"Duvarda bir büyük saat, ki yaşama ayarlı. Turgut ağabey bana hep yaşamdan söz açardı; engin olmalı derdi yaşam, yaşam engin olmalı. Duvarda bir büyük saat, ki sevdaya ayarlı. Turgut ağabey bana hep sevdadan söz açardı; derin olmalı derdi sevda, sevda derin olmalı. Duvarda bir büyük saat, ki şiire ayarlı. Turgut ağabey bana hep şiirden söz açardı; kalın olmalı derdi şiir, şiir kalın olmalı. Yel üfürdü, su götürdü; düne döndü gelen gün, coşkusuyla, acısıyla geçmişe sessizce gömüldü. Öldü Turgut ağabey ve kamyon kumunu döktü."

Şiir/ Bozlak, Kedi ve Ölüm - Metin Altıok

"Kaç zamandır inatla bir sevdayı sürerim, Bilinmedik yüzünde balkıyan sis peçesi. Yolları ezberden ben hep ona giderim, İçimde düğüm düğüm bir bozlak cerbezesi. Sahi o bozlağı ben ilk nerde duymuştum? Ben ki çağ dışı bir uyumsuzluk delisi, Kendi ipimi belki kendim çekerim. Gölgeme dadanmış bir tuhaf güz kedisi, Her yere peşimden onu da sürüklerim. Sahi o kediyi ben ilk nerde görmüştüm? Durmadan garlara garajlara düşerim, Gayri bilmem ne olur size kalmış gerisi. Adıma arasıra törenle mum dikerim, Ölümüme gönülden bir merhaba yenisi. Sahi o ölümü ben ilk nerde ölmüştüm?"

Şiir/ Zamanlı Gazel - Metin Altıok

"Kendini yollara vurdun, değişen çevreye kandın bir zaman İçinde dönen başıbozuk sıkıntı, geçer sandın bir zaman Donmuş kentlerden geldin, sen bu kavruk yangın yerlerine Ürperen yalnız yüreğini, kızgın gurbete bandın bir zaman Düşündün geceler boyu, peşinden gelen tekinsiz geçmişini Gönlündeki göçük aşkın oduna, için için yandın bir zaman Sonunda gide gide, adına uygun düşen, yalnızlığına kondun Yorgun bedeninde zamana karşı, çırpınan candın bir zaman Üzülme altıok metin, hüzünlerle geçen tarazlanmış ömrüne Sen yoğun sis içinde sesi duyulan, uzak çandın bir zaman"

Şiir/ Sarıl Bana - Metin Altıok

"Bu yaşa geldim içimde bir çocuk hâlâ Sevgiler bekliyor sürekli senden. İnsanın bir yanı nedense hep eksik Ve o eksiği tamamlayayım derken, Var olan aşınıyor azar azar zamanla. Anamın bıraktığı yerden sarıl bana. Anılarım kar topluyor inceden, Bir yorgan gibi geçmişimin üstüne. Ama yine de unutuş değil bu, Sızlatıyor sensizliği tersine. Senin kim olduğunu bile bilmezken. Sevgiden caydığım yerde darıl bana."

Şiir/ Sevmiyorum Seni - Metin Altıok

"Şimdi benim buzdan bir döşekte Üç büklüm olmuş zavallı sevdam, Üşüyorsa ölesiye yalnızlıktan; Bil ki senin hep böyle güvensiz, Yaşamdan korkar oluşundan. İşte bunun için sevmiyorum seni. Şimdi benim bir han avlusunda Hiç bitmeyecek umutsuz kavgam, Soluyorsa başı önde yorgunluktan; Bil ki senin hep böyle umarsız, Yarını göze alamayışından. İşte bunun için sevmiycem seni."

Şiir/ Kanadı Kırık Bir Akşam - Metin Altıok

"Gün bitti lambayı hazırla; Işık kalmadı girecek odamıza Çek perdeleri sevdiceğim; Kanadı kırık bir akşam Zonkluyor durmadan dışarda. Sen bugünden yarına Birazcık umut sakla Yarın farklıdır bugünden, Adı değişir hiç olmazsa, Kara bir suyu Geçiyoruz şimdilerde Basarak yosunlu taşlara. Sen bugünden yarına Birazcık umut sakla Gün bitti sevdiceğim; Geriye kalan posa. Bu serin güz akşamında Geç otur karşıma sessizce, Devam et ördüğün hırkaya."

Şiir/ Acılarla Sorularla - Metin Altıok

"İşte yine kapıldım  O can sıkıntısına;  İçimde bir tozlu  Sarnıç boşluğu,  Gitmekle kalmak  Arasında kararsız  Yürüdüm kederle  Dağlara doğru.  Yüzlerce soru  Vardı aklımda,  Kulaklarımda  Bir garip uğultu  Ölümü kullanamazdım;  Bir yerlerde  Bilmediğim birilerine  Belki ayıp olurdu.  Belki de hiç  Ummadığım  Sevgisi tarazlı biri;  Koparıp bana ilişik  Umudunu  Bir kitabın arasında  Yamyassı  Kuruturdu.  Bir gazetenin  Ölüm ilanlarında  Okuyup adımı,  Öfkeye dönüştürürdü  Sandık kokulu  Hüznünü  Ve ölümü inatla,  Yok yere savunurdu.  Ben bunca yıl  Bunca insan tanıdım  Yüreği zehir dolu;  Yine de insanlardan  Kesmedim umudu.  İnsan dedim  Yekindim;  Paylaştım varı yoğu.  Ben neden  Dudaklarının arasında  İğneler tutan  Bir terzi suskunluğunu  Prova ediyorum  Şimdi ...

Şiir / Hançerin Sapı - Metin Altıok

"Haksızlık etme Diyorum kendime; Onurlandırıldın da, Kınandın da sen. Kendini kül dolu Bir küpe gömdün. Tersyüz ettin Sevgini eskidikçe. Güzel günler yaşadın. Çiçeklerin oldu, Bir evin örneğin; Güneş gören, Dağlara dönük balkonu. İşte bu yüzden Ağlarım ben Kestaneler çatlarken. Sabahın buğusu Gözlerimi yaşartıyor, Boynuma dolanıyor Akşam zinciri. Dağlardır beni avutan. Söyleyin bana Gözünüzü kırpmadan; Sizce dönek midir zaman? Eşkıyalar dağları Anlayamazlar. Çünkü suçtur onları Dağlara çıkartan. Darasıdır suç oysa Yaşadığımız dünyanın. Dağlar sizi Pekmez ile kararım. ‘Öyle yaralıyım ki; Ölmem ben artık.’ Ölmem ya kanarım, Kanarım seve seve. Haksızlık etmem Suya ekmeğe Hiç bir anahtar Dönmese de kilidimde. Bekliyorum kaç zamandır; Uykusuzum, sabırsızım. Başımı acıtıyor Geceleri yastığım. Dilim kurumuş Bir su yatağı, Katı sözcüklerle Dolu tozlu ağzım. Bakıyorum eski Fotoğraflara. Hafız Burhan dinliyorum Taş plaklardan. Bir pencere çarpıyor Viran yüreğimde, Sıvalar dökülüyor Pervazın...

Şiir/ Bir Gün Ölürüm - Metin Altıok

"Uzak, solgun çocukluğum; Akşam alacası, kasaba, Çatılarda kargalar. Hüzünlü gençliğim; Sabahçı kahveleri, Umutsuz aşklar. Bir anı tüneği şimdi Yaşadığım geçmiş yıllar. Ben derim ki; Ömrüm, ömrüm! Mumlar neden eriyip sönerler de Tersine doğru yanmazlar Uzayarak yeniden Ve insan doğmak ister mi Bir daha ölmek için? Ölümü arayarak geçti Bunca yılım. Kötü annem. Beni komşunun oğlu kadar seven, Yok olan babamdı belki Ölüm tutkumu pekiştiren. Elbet bir gün ölürüm. Ömrüm ömrüm Ve yanan mum Koca bir fitil bırakan ardında Ne kadar benziyor birbirine. Zifiri karanlıktı gece. Mum bitti yanmadı tersine Beyaz mürekkeple yazdım Bu şiiri karanlığın üstüne. Ben derim ki; Geçip gider zaman. Geri alınmaz bazı şeyler. Ömrüm ömrüm Ve yanan mum biter. Soğur cehennem bile!"

Şiir/ Yol Şarkısı - Metin Altıok

"Eskiden bir sesim Vardı benim; Şimdi uzakta. Çınlar belki Bir köprünün altında. Yitirdiklerim de oldu Kazandıklarımın yanında. Eskiden bir yüreğim Vardı benim; Şimdi uzakta Çarpar belki Bir çocuğun odasında. Yitirdiklerim de oldu Kazandıklarımın yanında . Bir ben kaldım şimdi Tek yakın bana . Ama ben eskiden de Hep böyle Yalnız çıkardım yola."

Şiir/ Evde Yoklar - Metin Altıok

"Durmadan avuçlarım terliyor, inildiyor ardımdan Girdiğim çıktığım kapılar. Trenim gecikmeli, yüreğim bungun, Bir bir uzaklaşıyor sevdiğim insanlar. Ne zaman bir dosta gitsem, Evde yoklar. Dolanıp duruyorum ortalıkta. Kedim hımbıl, yaprak döküyor çiçeğim, Rakım bir türlü beyazlaşmıyor. Anahtarım güç dönüyor kilidinde, Nemli aldığım sigaralar. Ne zaman bir dosta gitsem Evde yoklar Kimi zaman çocuğum, Bir müzik kutusu başucumda Ve ayımın gözleri saydam. Kimi zaman gardayım Yanımda bavulum, yılgın ve ihtiyar. Ne zaman bir dosta gitsem, Evde yoklar. Bekliyorum bir kapının önünde, Cebimde yazılmamış bir mektupla. Bana karşı ben vardım Çaldığım kapıların ardında, Ben açtım, ben girdim Selamlaştık ilk defa."

Şiir/ Ormanların Gümbürtüsünden - Metin Altıok

"Bir yüzük yaptım sana güvercin teleğinden, Bir yüzük bükerek hoşçakal sözcüğünden. Bir yüzük yaptım belli belirsiz, Eski bir gramafon sesinden. Bir yüzük serçe parmağın için, Bulutsuz bir gecede kayan yıldız izinden. Bir yüzük yaptım terli bir yüzük, Avucumdan geçen ince hayat çizgisinden. Yanmasını bilen bakır bir yüzük, Evime akım taşıyan elektrik telinden. Bir yüzük yaptım, bir yüzük ki; Yıllardır dinmeyen ormanların gümbürtüsünden."