Ana içeriğe atla

Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde / 33 Alıntı

 



1. "Bir odada ya da bir sabah gökyüzünde bir rastlantı sonucu renk tonunun değişmesi, bir zamanlar sevdiğin ve sana derinden anılar getiren bir parfüm, unutup sonradan anımsadığın bir şiirden bir dize, artık çalmaz olduğun bir müzik parçasından bir bölüm; işte bunun gibi şeylere dayanır bütün yaşamımız."


(syf 264)


2. "Saklanan en sıradan şey bile daha cazibeli oluyor sanki."

(syf 8)


3. "Gülmek, bir dostluğu başlatmak için hiç de kötü bir yol değil; bir dostluğu sona erdirmek için ise en iyi yol."

(syf 13)


4. "Sanatın anlatamayacağı hiçbir şey yoktur."

(syf 16)

5. "Var olmak için gösterdiğimiz çabada, dayanıklı bir şeyimiz olsun istiyoruz; onun için de dünyadaki yerimizi sağlamlaştırma umuduyl a, her türlü veriyle dolduruyoruz. Kafası her türden bilgiyle yüklü insan; işte günümüzün ideali bu oldu."

(syf 18)

6. "Her türlü aşkın en kötü yanı, bittiğinde kişiyi aşktan soğutmasıdır."

(syf 19)

7. "Bir insanı etkilemek ona ruhundan bir şeyler vermektir."

(syf 25)

8. "Yaşamın amacı kendi varlığını geliştirmektir, olgunlaştırmaktır."

(syf 25)

9. "Bir hevesi yok etmenin yolu ona boyun eğmektir."

(syf 26)

10. "Derler ki, dünyanın en büyük olayları insan beyninde gerçekleşir."

(syf 26)

11. "Sözcükler! Tek başına sözcükler! Ne kadar ürkünçtü onlar! Ne kadar apaçık, diri ve acımasızdı! İnsan kaçamıyordu onlardan ve yine de ne kadar gizli bir büyü vardı onlarda!"

(syf 27)

12. "Ruhu duyulardan başka hiçbir şey iyileştiremez."

(syf 29)

13. "Gençlik elde etmeye değer tek şeydir."

(syf 30)

14. "Güzellik de bir tür deha. Hatta dehadan da üstündür. Çünkü kendini açıklamaya gerek duymaz."

(syf 30)

15. "Basit zevkler karmaşık insanların sığındığı son limandır."

(syf 38)

16. "Dünyadaki her güzelim şeyin ardında kedere boğulmuş bir şeyler var sanki."

(syf 47)

17. "Doğrunun yolu, çelişkilerin yolundan geçer. Gerçeği sınamak için onu gergin ip üzerinde görmeliyiz."

(syf 52)

18. "Günümüzde insanlar her şeyin fiyatını biliyorlar, ancak değerini bilmiyorlar."

(syf 60)

19. "Deneyim, olsa olsa insanların yaptıkları yanlışların genel adıydı."

(syf 75)

20. "Yaşamın hem kaba hem de bu kadar basit oluşuna şaştı."

(syf 90)

21. "Mutlu olduğumuz zaman, iyi de oluruz ama iyi olduğumuz her zaman, mutlu olmayız."

(syf 98)

22. "Yaşamın gerçek trajedilerinin her biri, öyle sanat dışı bir biçimde karşımıza çıkar ki, kaba şiddetiyle, kesin anlamsızlığı, olanca içeriksizliği, büyük bir biçim yoksunluğu ve saçmalığı ile bizi derinden yaralar."

(syf 126)

23. "İnsan, yaşamın renklerini içine çekmeli ama ayrıntılarını hiç anımsamamalıdır. Ayrıntılar nedense her zaman katlanılmazdır."

(syf 127)

24. "Geçmiş yok edilebilirdi. Pişman olmak, karşı çıkmak ya da unutmakla bu gerçekleştirilebilirdi. Ama gelecekten kaçılamazdı."

(syf 149)

25. "Ne çirkindi bütün bunlar! Ve çirkinlik her şeyi ne kadar da gerçek yapıyordu!"

(syf 155)

26. "Yaşam bir zamanlar ne kadar göz kamaştırıcıymış! Gösterişi ve süsleri ne hoşmuş! Ölüp gitmişlerin o görkemli yaşantısını okumak bile çok güzeldi."

(syf 168)

27. "Yaşam büyük bir düş kırıklığı."

(syf 216)

28. "Tutkunun dönüp dolaşıp insana aynı şeyleri düşündürdüğü söylenir."

(syf 224)

29. "İnsanın günleri, bir başkasının yanlışlarının yükünü omuzlamak için çok kısaydı."

(syf 229)

30. "Gündelik yaşamda ne kötü cezalanıyor ne de iyi ödülleniyordu. Başarı güçlüye el üstünde sunulmuş, başarısızlık zayıfın sırtına zorla yüklenmişti."

(syf 243)

31. "Dünyadaki en korkunç şey can sıkıntısıdır."

(syf 247)

32. "Her şey her zaman aynı noktaya ulaşır."
"Nedir o ?"
"Düş kırıklığı."

(syf 250)

33. "İnsanların senden söz etmesinden daha kötü tek şey vardır, o da insanların artık senden söz etmemesi."

(syf 7)


Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde

Tutku Yayınevi

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İmkansızın Şarkısı - Haruki Murakami / 13 Alıntı

1. "Gökyüzünde asılı duran kara bulutlara baktım ve o zamana kadar yaşamımın akışında yitip gitmiş olan şeyleri düşündüm. Uçup gitmiş saatleri, ölmüş veya yitmiş arkadaşları ,bir daha geri gelmeyecek hisleri." (syf 9) 2. "Ölüm, yaşamın karşıtı olarak değil parçası olarak vardır." (syf 38) 3. "Çağdaş edebiyata güvenim yok demiyorum. Ama değerli vaktimi de zamanın vaftiz etmediği eserleri okuyarak ziyan etmek istemem. Hayat yeterince kısa." (syf 45) 4. "Rüzgar biraz yön değiştirse, haykırışları fısıltıya dönüşüyordu." (syf 67) 5. "Yalnızlığı kimse o kadar sevmez. Sadece arkadaş edinmek için çaba harcamıyorum. Sonu hayal kırıklığı oluyor." (syf 72) 6. "Sezgilerim oldukça iyidir. Ama mantıklı düşünme konusunda umutsuz vakayım." (syf 93) 7. "Kalbini açabilen insanlar var, bir de açamayanlar. Siz açabilenlerdensiniz. Ya da daha doğru deyişle, istediğinizde bunu yapabiliyorsunuz.'' ''Peki insanlar kal...

Şükrü Erbaş - Hüzünle Seviniyorum

                      Lovers - Emile Friant    Ömür Hanım'la Güz Konuşmaları... 1983 yılında, kendi içimden çıkarıp dünyanın ortasına bıraktığım; kendimi, bir başkasıymış gibi kendime anlattığım; yalnızlığımı, yine kendi yalnızlığımla ete kemiğe büründürdüğüm bir varoluş acısıdır. Uçsuz bucaksız bir kalabalığın sokaklardan evlere değil de canımdan sokaklara çekildiği bir büyük şehir korkusudur, kederidir, üşümesidir. İki çocuğun işıklara, insanlara ve rüyalara inandığı zamanların umududur, güzelliğidir, yakarışıdır. Gencecik bir kadının, uzak yalnız soğuk yoksul yabancı bir şehri, yüreğinin o büyülü beşiğinde sallaya sallaya anne olduğu bir hayatın iç sesidir, onurudur, çırpınışıdır. Kanı içine akan yaralı bir hayvan gibi bütün bir ülkenin kendi üstüne kapandığı, darağaçlarında boğulduğu, ağzını kuyulara vererek ağladığı zamanların dip sesidir, uğultusudur, yaşama çığlığıdır. İçimizde kaybolan bütün kadınlara ...

Gönül Yorgunluğu - Şükrü Erbaş

The Lovers - John Atkinson Grimshaw    Gönül yorgunluğu ne, biliyor musun? Gökte yıldızın kalmiyor. Gölgen bir yere sığmıyor. İçindeki şarkı içinde boğuluyor. Penceren sokağa bakmıyor. Bütün sevgi sözleri kalbinde cezaya dönüyor. Kirpiklerin hiçbir güzellikle halkalanmıyor. Baktığın bütün sular yeraltına çekiliyor. Sevmek korkusu ayrılıktan çok önce acı veriyor. Dünyanın bütün cenazeleri evinin önünden kalkıyor. Her gün bir arkadaşın büyüdüğünüz zamanlarda kayboluyor. Girdiğin çıktığın bütün kapılarin önünde yabancı, ardında yalnızlık olup kalıyorsun. Ne, biliyor musun gönül yorgunluğu? Kendinden soğuyorsun. Sözünden soğuyorsun. Geçmişinden soğuyorsun. İnandıklarindan soğuyorsun. Baktığın yüzlerden soğuyorsun. İçine bile bakmıyorsun artık. Dünya, inandığın o yitik cennet değil.    Durup dururken inciniyorsun. Kötü söz gerekmiyor bunun için. Sana söylenmesi de gerekmiyor sözün. Tam kirpiklerinin ucunda bir yarım ay, dudaklarında bir boyalı söz... bir kırıc...