Ana içeriğe atla

Semerkant - Amin Maalouf/ 23 Alıntı


1. “Zamanın iki yüzü var, dedi kendi kendine Hayyam, iki boyutu; uzunluğunu güneşin seyri belirliyor, kalınlığını ise tutkular.”

(syf 39)

2. "Değildir yoksul azla yetinmeyi bilen."

(syf 40)

3. "Sonraki aylarda üçüncü dereceden denklemleri ele alan çok ciddi bir eser yazmaya girişti. Bu cebir eserinde Hayyam, bilinmeyen sayıyı göstermek için Arapçadaki şey terimini kullanmış; İspanyolların ilmi eserlerine Xay olarak geçen bu kelime zamanla kısaltılıp sadece ilk harfine indirgenmiş, sonra da x tüm dünyada bilinmeyen sayının simgesi haline gelmişti."

(syf 43)

4. ''Hiçbir şeye şaşırma, hakikatin de insanların da iki yüzü vardır. ''

(syf 63)

5. "Yönetmek için gereken vasıflarla iktidara gelmek için vasıfların aynı olmadıklarını söyle ona. İşlerin iyi idaresi insanın kendini unutup sadece başkalarıyla, özellikle de en muhtaç durumdakilerle ilgilenmesini gerektirir; oysa iktidara gelmek için insanların en açgözlüsü olup kendinden başka hiçbir şeyi düşünmemek, en yakın dostlarını bile ezmeye hazır olmak lazım."

(syf 93)

6. ''Istıraptan belin büküldüğünde,dünyanın üzerine ebedi bir gece çöksün istediğinde ,yağmurun ardından ışıldayan yeşilliği düşün,düşün bir çocuğun uykudan uyanışını. ''

(syf 103)

7. "Ne mutlu dünyaya hiç gelmemiş olana."

(syf 103)

8. "Hayat yangın gibidir. Yoldan geçenin unuttuğu alevler, rüzgarın önüne katıp savurduğu küller; işte, bir insan ömrü gelip geçmiştir."

(syf 122)

9. "Benim gözümdeyse, adam öldüren her dava cazibesini yitiriyor. Ne denli güzel olursa olsun, çirkinleşiyor, bozulup alçalıyor. Ölümle ittifak yapan hiçbir dava haklı olamaz."

(syf 122)

10. "İstediğin kadar şatafata gömül, insanlık halinin sefaletinden kurtulamazsın."

(syf 143)

11. "Kargaşa devri gelip çatınca kimse onun seyrini durduramaz, kimse ondan kaçamaz, ama bazıları onu kullanmayı becerir."

(syf 148)

12. "Sevmeyi bilmiyorsan şayet,                  
neye yarar güneşin doğması ve batması?"

(syf 157)

13. "Denize düşüp kaybolan su damlası

Toprağa karışan toz zerresi.                       

Nedir bu dünyaya gelip gidişimizin manası

Fena bir böcek işte, bugün var yarın yok."

(syf 162)

14. "Kuşatılmış bir kentte bulunmanın hastalıklı bir keyfi de vardır, bir yandan barikatlar yükselirken diğer yandan insanlar arasındaki engeller ortadan kalkar, erkekler ve kadınlar ilkel kabile hayatının zevklerine yeniden kavuşurlar."

(syf 174)

15. "İnsan her menzilde bir yere varır, her adımda gezegenimizin gizli kalmış bir yüzünü keşfedebilir, bunun için bakmak, istemek, inanmak, sevmek yeterli."

(syf 240)

16. "Biz gerçekten bir kukla sahnesindeyiz:

Kuklacı Felek usta, kuklalarda da biz.       

Oyuna çıkıyoruz birer, ikişer;                           

Bitti mi oyun, sandıktayız hepimiz."

Ömer Hayyam

17. "Uykusuz geçen gecelerin düşünceleri inatçı olur, benimkiler de durmaksızın geri geliyorlardı."

(syf 266)

18. 'Yaralı kuşlar gizlenirler ölmek için."

(syf 273)

19. “Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir!” 

(syf 277)

20. "İçinden çıkılmaz kaotik bir durum karşısında, hep bundan kurtulmak için yüzyıllar gerek, diye düşünülür. Ama birdenbire bir adam ortaya çıkar ve ölüme mahkum olduğu düşünülen ağaç sanki sihirli bir değnek değmiş gibi yeşillenir, yaprakları biter, meyve verir, dibine gölgesi düşer yeniden."

(syf 299)

21. "Zayıflar için, haklı olmak bir suçtur."

(syf 309)

22. -Gidiyorsun.                                                     

 -Evet. Ama başka türlü.                               

-İnsan nasıl "başka türlü" gidebilirmiş?               

-Seninle birlikte gidiyorum.

(syf 310)

23. "Bir ilişkinin başlangıç dönemlerinde hassas sorunlardan kaçılır genellikle, binbir itinayla henüz kurulan o kırılgan yapının yıkılacağından korkulur."

(syf 66)


Semerkant - Amin Maalouf

Yapı Kredi Yayınları 







Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Y'ol - Birhan Keskin / 8 Alıntı

1.  "Ben zaten o ilk acıyla ölmediğimde çok gücenmiştim hayata. İnsan olmuştum ilk o zaman. Ya da bozmuşlardı beni yenidoğandan." (syf 21) 2. "Beyhude insanın yuva arayışı ama yine de yuva arar insan.” (syf 28) 3. "Gitmek mi yitmektir kalmak mı artık bilmiyorum Yerini yadırgayan eşyalar gibiydim ya ben hep Ve inançlı, gitmenin bir şeyi değiştirmediğine." (syf 33) 4. "Onu, sevebileceğinin en yücesiyle sevdin. Titreme daha fazla kalbim." (syf 35) 5. "Ben seninle sevgilim Mutsuz ama bahtiyardım." (syf 38) 6. "Oysa her aşık önce kendine sonra yanındakine cellat." (syf 49) 7. "Aşk iki kişi arasında asla eşitlenmeyendir." (syf 53) 8. "Ben bu çıldırmış vaktin, ben bu yılan zamanın Paramparça edilmiş şairiyim." (syf 53)

Gönül Yorgunluğu - Şükrü Erbaş

The Lovers - John Atkinson Grimshaw    Gönül yorgunluğu ne, biliyor musun? Gökte yıldızın kalmiyor. Gölgen bir yere sığmıyor. İçindeki şarkı içinde boğuluyor. Penceren sokağa bakmıyor. Bütün sevgi sözleri kalbinde cezaya dönüyor. Kirpiklerin hiçbir güzellikle halkalanmıyor. Baktığın bütün sular yeraltına çekiliyor. Sevmek korkusu ayrılıktan çok önce acı veriyor. Dünyanın bütün cenazeleri evinin önünden kalkıyor. Her gün bir arkadaşın büyüdüğünüz zamanlarda kayboluyor. Girdiğin çıktığın bütün kapılarin önünde yabancı, ardında yalnızlık olup kalıyorsun. Ne, biliyor musun gönül yorgunluğu? Kendinden soğuyorsun. Sözünden soğuyorsun. Geçmişinden soğuyorsun. İnandıklarindan soğuyorsun. Baktığın yüzlerden soğuyorsun. İçine bile bakmıyorsun artık. Dünya, inandığın o yitik cennet değil.    Durup dururken inciniyorsun. Kötü söz gerekmiyor bunun için. Sana söylenmesi de gerekmiyor sözün. Tam kirpiklerinin ucunda bir yarım ay, dudaklarında bir boyalı söz... bir kırıc...

Şiir/ Soneler I - Metin Altıok

"Sevgilim bak, geçip gidiyor zaman; Aşındırarak bütün güzel duyguları. Bir yarım umuttur elimizde kalan, Göğüslemek için karanlık yarınları. Ağzımda ağzının silinmez ılık tadı, Damağımda kösnüyle gezinirken; Yüreğimde yılkı, aklımda ölüm vardı, Dışarda rüzgâr acıyla inilderken. Unutulmuyor ne tuhaf dünya işleri, Seninle bir döşekte sevişirken bile. Düşünüyorum hüzünlü anneleri, Çarşıda, pazarda ellerinde file. Bu kekre dünyada yazık geçit yok aşka; Bir şey yok paylaşacak acıdan başka."