Ana içeriğe atla

Haydar Ergülen - Nar / 51 Alıntı



1. "Gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır."

(syf 217)

2. "Üç yanım kara benim bir yanım ıssız
denizsiz, vapursuz, yolcusuz, susuz…"

(syf 211)

3. "Çocuk ki kaybolmuş bir şiirin nakaratıdır."

(syf 203)

4. "Biliyorum
bazı uzaklıkların hiç mektup beklemediğini..."

(syf 200)

5. "Mavi bir yağmurluğun da olsa şiirden ıslanırdın!"

(syf 200)

6. "Aşk tatlı da insanlar berbat."

(syf 199)

7. "İnsan bağışlamak için seviyorsa birini
sevdikçe bağışlamaz mıydı kendini de."

(syf 179)

8. "Meğer ateşli bir hastalıkmış hayat!"

(syf 176)

9. "Parlayan her şey altın değilmiş meğer!"

(syf 174)

10. "Nereye gitsek şehir, kime gitsek
Bir uzaklık kalıyor kendimize."

(syf 167)

11. "Biz her şeyin yanından geçip gidenler
geçip gidiyoruz işte kalmamış yitirecek bir şeyimiz bile."

(syf 155)

12. "Ben bir anıyı ağırlamakla geçen hayatlardanım."

(syf 150)

13. "Ne güzel çarşaflar sererdin aşka
üstünde serin kanatların yelken açardı bir gün kim bağırdıysa uyandık birbirimizden - deniz bitti, boğuluyorum, camı açsana!"

(syf 140)

14. "Keşke sen de bu kadar benzemeseydin
benim yokluğuna bile inanmadığım şeye."

(syf 133)

15. "Çocukluğum üşüsün karanlıkta
annem yine öper beni."

16. "Yalnızlık ötekidir."

(syf 108)

17. "Senin evin yağmura yakın olsun."

(syf 107)

18. "Çünkü anılarla ölmeyecek kadar eskidir
güz balkonlarında bir düşün içgeçirmesi."

(syf 105)

19. "Yağmursa, hepimizin paylaştığı yalnızlık."

(syf 104)

20. "Bir nergisin küçük alışkanlığıdır tembel
ırmakların göğsünde uykuyu aralar gibi gözyaşlarını yağmura çıkarmak..."

(syf 104)

21. "Çocukluk bir yere saklanmıyor, kendine bile."

(syf 104)

22. "Sen benim yanlışımsın, bir yanlışlık olmuş
birbirine benzeyen her yabancı, yanlışlık…"

(syf 103)

23. "Aynı yüzü unutmadan kaç kez uyuyabilirsin?"

(syf 91)

24. "Kalbim öğle uykusunda bir yağmur sonrasının."

(syf 88)

25. "Nicedir açık sular aradım sessizce boğulmaya
soldum ve sarardım ve kanayarak yanıldım sularla örtülmüyor düşlerin yırtılan güzelliği."

(syf 67)

26. "Öyle mutluyum ki seninle bir yağmurumuz eksik
Sustuğumuzda şöyle inceden çiseleyen."

(syf 60)

27. "Yalnızlık artık acıyı duymamaktır."

(syf 49)

28. "Kış uzun insan sesleri bir bir çekiliyor
yoksul sevinç dağıtır mı yüzümden yüreğimden yol bulan güz kederini."

(syf 48)

29. "Deli yağmurlar sakladım gelişine."

(syf 48)

30. "Yüreğinden beyaz kuşlar uçardı yüreğime
dokundukça portakal çiçekleri dökerdi sevilmekten ürpertili dingin gövden."

(syf 46)

31. "Tütünümü şiirlerimi bir bavula doldurur gibi
sevinci de yüreğime gömdüm kaldıysa bir anılar kalmıştır uçuşan bir sessizlik gibi benden geriye."

(syf 35)

32. "Ayrılık nice acılardan süzülüp gelir
Özlemini nasıl bastırmak gerek."

(syf 30)

33. "Sis azaltır mı gökyüzünü
kuşatılmış bir sabah serinliğinde."

(syf 27)

34. "Bir aşkta sıradan yazlara da yer vardır
sıradan bir aşkın sözlüğü gittikçe daralır artık ne fısıltı gibi ilk ürpertiler ne geceyarısının büyülü güzelliği ayrılıklar gelir kapımıza dayanır."

(syf 25)

35. "Her zaman paylaşılan duygular vardır
yeri gelince ölümler de paylaşılır bölüşmek bir ölümü dostluğu ve şiiri benzemez beyaz evlerden mavi sulara aynı pencereden iki yabancı gibi bakmaya."

(syf 24)

36. "Bir çığlık kadar sessizlik de anımsanır."

(syf 24)

37. "Anımsa bizim unutulmuş bir yazımız vardı kıyısından çocukların dokunarak geçtiği yaz."

(syf 24)

38. "Özlemi bilinir düşü görülür acısı yakar
bilinmez hiçbir yerde olmayanın kimliği."

(syf 23)

39. "Kim öğretiyor düşlerimizi saklamayı
her yerde biraz bırakabilirdik oysa bir kuşun yolunda bir aşkın gençliğinde."

(syf 17)

40. "Bir çocuğun düşüyüm ben,
Mızıkamın sesi yeryüzüne değer, Uyurum uyanırım hep aynı şarkı, Ne sesim eksilir, ne umut biter."

(syf 15)

41. "Sonsuz özlemler büyütürüm yarına."

(syf 15)

42. "Bu kez dağlar doğursun beni anne
Sen de ılık bir yağmur ol Durmadan yağ kanayan yerlerime."

(syf 13)

43. "Sahi hangi bisiklet gidiyor aşka?"

(syf 155)

44. "Tanrı aşkına biraz merhamet, biraz mavi, biraz da cumartesi!"

(syf 232)

45. "Bu sabah şu denizi kirala,
mavi mavi hatırlayalım birbirimizi, bu öğlen güneşi kirala da bir daha soğukluk girmesin aramıza, bu ikindi tembelliği kirala, belki gölgesinde kedin olurum senin."
...

"Bu gece uykuyu kiralarsan, rüyama yalnız senin gözlerini konuk ederim."

(syf 231

46. "Kadın gider ve bunun şiir olduğu söylenir
kadın gider ve bir şair doğar bundan (Ben hangi kadından şair olduğumu bilirim)"
...
"Burası gece,
şairin gecesinde bir lambanın işi ne, ne gece lambayla açıklanır, ne şiir beslenir karanlıkla"

(syf 229)

47. "Paslandı içimde küpeşte, güverte, kamara, şimdi eski bir gemi bir denizi nasıl doldurmuyorsa,
Doldurmuyor bazı hayatlar da kısacık bir şiiri!"

(syf 222)

48. "Hiç kanatlanmazdık ki biz ulaşmak için
ayrılanlar filmin sonunda nasılsa kavuşuyordu! Ulaşmak kolay şimdi kavuşmaksa zor."

(syf 220)

49. "Ay nice batsa da meğer insanlar kadar karanlıkta bırakmazmış kimseyi!"

(syf 208)

50. "Kâlp nice acemi olsa da başkası kadar kıramıyor kendini."

(syf 201)

51. "Dün gece bir daha kimseye küsmemek için
yalnızlığımın yanına taşındım, küçük bir fener gibi kendinden daha uzak kimsesi olmayana."

(syf 141)


Haydar Ergülen - Nar

Kırmızı Kedi Yayınevi

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İmkansızın Şarkısı - Haruki Murakami / 13 Alıntı

1. "Gökyüzünde asılı duran kara bulutlara baktım ve o zamana kadar yaşamımın akışında yitip gitmiş olan şeyleri düşündüm. Uçup gitmiş saatleri, ölmüş veya yitmiş arkadaşları ,bir daha geri gelmeyecek hisleri." (syf 9) 2. "Ölüm, yaşamın karşıtı olarak değil parçası olarak vardır." (syf 38) 3. "Çağdaş edebiyata güvenim yok demiyorum. Ama değerli vaktimi de zamanın vaftiz etmediği eserleri okuyarak ziyan etmek istemem. Hayat yeterince kısa." (syf 45) 4. "Rüzgar biraz yön değiştirse, haykırışları fısıltıya dönüşüyordu." (syf 67) 5. "Yalnızlığı kimse o kadar sevmez. Sadece arkadaş edinmek için çaba harcamıyorum. Sonu hayal kırıklığı oluyor." (syf 72) 6. "Sezgilerim oldukça iyidir. Ama mantıklı düşünme konusunda umutsuz vakayım." (syf 93) 7. "Kalbini açabilen insanlar var, bir de açamayanlar. Siz açabilenlerdensiniz. Ya da daha doğru deyişle, istediğinizde bunu yapabiliyorsunuz.'' ''Peki insanlar kal...

Şükrü Erbaş - Hüzünle Seviniyorum

                      Lovers - Emile Friant    Ömür Hanım'la Güz Konuşmaları... 1983 yılında, kendi içimden çıkarıp dünyanın ortasına bıraktığım; kendimi, bir başkasıymış gibi kendime anlattığım; yalnızlığımı, yine kendi yalnızlığımla ete kemiğe büründürdüğüm bir varoluş acısıdır. Uçsuz bucaksız bir kalabalığın sokaklardan evlere değil de canımdan sokaklara çekildiği bir büyük şehir korkusudur, kederidir, üşümesidir. İki çocuğun işıklara, insanlara ve rüyalara inandığı zamanların umududur, güzelliğidir, yakarışıdır. Gencecik bir kadının, uzak yalnız soğuk yoksul yabancı bir şehri, yüreğinin o büyülü beşiğinde sallaya sallaya anne olduğu bir hayatın iç sesidir, onurudur, çırpınışıdır. Kanı içine akan yaralı bir hayvan gibi bütün bir ülkenin kendi üstüne kapandığı, darağaçlarında boğulduğu, ağzını kuyulara vererek ağladığı zamanların dip sesidir, uğultusudur, yaşama çığlığıdır. İçimizde kaybolan bütün kadınlara ...

Gönül Yorgunluğu - Şükrü Erbaş

The Lovers - John Atkinson Grimshaw    Gönül yorgunluğu ne, biliyor musun? Gökte yıldızın kalmiyor. Gölgen bir yere sığmıyor. İçindeki şarkı içinde boğuluyor. Penceren sokağa bakmıyor. Bütün sevgi sözleri kalbinde cezaya dönüyor. Kirpiklerin hiçbir güzellikle halkalanmıyor. Baktığın bütün sular yeraltına çekiliyor. Sevmek korkusu ayrılıktan çok önce acı veriyor. Dünyanın bütün cenazeleri evinin önünden kalkıyor. Her gün bir arkadaşın büyüdüğünüz zamanlarda kayboluyor. Girdiğin çıktığın bütün kapılarin önünde yabancı, ardında yalnızlık olup kalıyorsun. Ne, biliyor musun gönül yorgunluğu? Kendinden soğuyorsun. Sözünden soğuyorsun. Geçmişinden soğuyorsun. İnandıklarindan soğuyorsun. Baktığın yüzlerden soğuyorsun. İçine bile bakmıyorsun artık. Dünya, inandığın o yitik cennet değil.    Durup dururken inciniyorsun. Kötü söz gerekmiyor bunun için. Sana söylenmesi de gerekmiyor sözün. Tam kirpiklerinin ucunda bir yarım ay, dudaklarında bir boyalı söz... bir kırıc...