Ana içeriğe atla

Velhasıl - Ercan Kesal / 20 Alıntı

 


1. "Bizim şikayet etmemizin sebebi içinde bulunduğumuz hüzün atmosferidir, gönlümün derdinden bahsetmek asla aklıma gelmez" diyor Namık Kemal

(syf 13)

 2. "Ahmet Erhan yerini yazdığı şiirlerle belli ediyordu. Kısacık ömür denizinde bir deniz feneri gibi ses verdi hep. Kaybolmuş, yitip gitmiş vücuduna, ancak çıkardığı iniltilerden, yani siirlerinde ulaşabilirdiniz."

(syf 13)

3. "…Doktor, herkes aklıyla yaşarmış

Bu rahm-i teneşirde Ben senin bildiğin gibi yaptım Bildiğin gibiyim işte Ötesi söylence...’’ Ahmet Erhan

(syf 20)

4. "Kemal Tahir'in dili sinemasaldır. Senaryoya yakındır. Diyaloglar sahici ve çok güçlüdür. Karakterlerin hemen hepsi de yaşayan kanlı canlı şahıslardır "

(syf 29)

5. "İnsan ne yazıyorsa odur aslında."

(syf 31)

6. "Kelimeler, mazlumların yaralarını serinleten merhemlere benzer.
Arkadaşlara gönderilen mektuplar gibidir yazdıklarımız. Yürek ferahlatan, yalnız olmadığınızı hatırlatan, birlikte kurtulmayı ümit ettiğiniz arkadaşlarınıza; o işe yarar."

(syf 38)

7. "Edebiyat muhalefettir, karşı çıkış ve başkaldırıdır. Edebiyatın verdiği cesaret, başka bir gerçeklik mümkün değilmiş gibi dayatılan ve giderek alıştırıldığımız despotik düzene ve onun kurumlarına karşı bir itiraza dönüşebilir. Bu da utancımızdan ya da bu utanca ortak olma ayıbından kurtulmakla ilgili iyi bir başlangıç demektir."

(syf 40)

8. Sophokles'in Kral Oidipus adlı oyunu, "Son gününü görmeden hiç kimse mutluluğa erdim demesin," cümlesiyle biter.

(syf 43)

9. "Bize en acı veren şeyler, bizi en çok büyüten şeyler değil midir?"

(syf 52)

10. "Zamanın bizden azade kendine ait bir şiddeti ve gücü var. Bu yüzden hatırlandığında bize acı ve keder veren bir şeyler saklıdır içinde."

(syf 52)

11. "Demek ki başka türlü yaşayamıyor insan; unutarak ve yaralarını yalayarak."

(syf 56)

12. "Anılarımız ve düşlerimiz bize hiç de uzak şeyler değildir. Zaman ne kadar nesneldir ki? İnsan olmadan zaman olmaz. Şimdide yaşamıyoruz. 'Şimdi' çok kısa. Mümkün olan tek 'şimdi', gelecek ile şimdi arasında bulunan uçuruma düşmemiz. İşte bu yüzden 'nostalji', geçmiş için duyulan pişmanlık değil, kuvvetlerimizi saymayı, onları seferber etmeyi, görevimizi yerine getirmeyi başaramayarak kaybettiğimiz zaman karşısında duyduğumuz kederdir..."
Tarkovski

(syf 59)

13. "Siyaset, nerede olduğumuzu, ne yapmaya iznimiz olduğunu ya da olmadığını tanımlıyor ama insani sorunları çözmüyor. Ister komünist bir ülkede, ister zengin kapitalist bir ülkede yaşayın, siyaset hiçbir zaman şu tip soruları cevaplamıyor: 'Hayatın gerçek anlamı nedir? Neden sabahları uyanıyoruz?' Filmlerim siyasetin içinde olan insanlarla ilgiliyken bile, hep onların ne tip insanlar olduklarını anlamaya çalıştım. Siyasal çevre ancak bir arka plan oluşturuyordu. Kısa belgesellerim bile insanlarla ilgiliydi, neye benzedikleriyle. Hiçbiri siyasal film değildi. Esas konum hiçbir zaman politika olmadı..."

Kieslowski

(syf 65)

14. "Dünyaya her zaman, sevilen değil de seven bir insanın gözüyle bakarız."
Kieslowski

(syf 66)

15. "Kasabalarda hayat, bozkırda yapılan yolculuklara benzer. Her tepenin ardında 'yeni ve farklı bir şey çıkacakmış duygusu, ama her zaman birbirine benzeyen, incelen, kıvrılan, kaybolan veya uzayan tekdüze yollar." Bu satırlar, yirmi beş yıl sonra "Bir Zamanlar Anadolu'da" filmini çekmek için gittiğimiz aynı mekânlarda, bizim yol haritamız olacaktı.

(syf 88)

16. Senaryo filmin iskeletidir. İskelet ne kadar sağlam olursa, film de o kadar güçlüdür. Ancak o zaman, istediğiniz gibi ete kemiğe büründürebilirsiniz onu.

(syf 93)

17. "Zamanın kendine ait bir şiddeti ve gücü var. Hatırladığımızda bize acı ve keder veren şeyler saklı içinde. Ama yaralarımızın merhemi de kabuğunun altında ve ne yazık ki Mısri'nin dediği gibi; bizim dermanımız, yine derdimizden başkası değil."

(syf 97)

18. "Anladım ki insanlık tarihi, mazlumlarla zalimlerin mücadeleleri tarihidir. Haksızlık ve zulüm hep olmuş ama buna karşı mücadele de hiç bitmemiş. Kuşkusuz bundan sonra da olacak. Demek ki iyi ve güzel şeylerin bedeli ağır."

(syf 137)

19. "Hiçbir zaman sonsuza kadar sahip olamayacağımızı bildiğimiz bir şeyin kavgası yerine, üzerinde olduğumuz sürece orayı bizden sonrakilere daha güzel bırakmayı öğrendiğimizde bir şeyler de yoluna girecek zannederim. Yeter ki iyiliğe olan inancımızı kaybetmeyelim."

(syf 137)

20. "Her zaman bulurum, koklamak için eğildigimde ellerimi kanatacak bir gül... Hep bir buz parçası gezdiririm yüreğimde, muhtemel çözümlere karşı..."

(syf 167)


Velhasıl - Ercan Kesal

İletişim Yayınları

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tutunamayanlar - Oğuz Atay Kitabından Alıntılar

 1.   "Hayatım, ciddiye alınmasını istediğim bir oyundu." (syf 31) 2. "İnsanlar düşüncelerimize uygun biçimler almıyor." (syf 32) 3. "Bir cümle kaldı yalnız aklında: ''Güzel bir gün ve ben yaşıyorum.'' (syf 36) 4. "Öğrendikten sonra, bütün zorluklar geride kaldıktan sonra; vücudun her parçasında, başlangıçta bu makine kadar kör ve inatçı olan direnmenin yumuşadığını, dokunmanın mümkün olduğunu gördüğü zaman, yazık ki geçiş süresini unutuverir insan." (syf 36) 5. “Karı-kocanın birbirleriyle ve çevreleriyle durmadan yarışmasını anlamıyorum." (syf 36) 6.  "Kötülükten ancak kötülük çıkar. Bayağılık insan ruhunu öldürür." (syf 77) 7. "Sınıfta tahtaya kalktığım zaman, gene, şiirleri en iyi ben okuyordum; çünkü öğrenmiştim en çok bağıranın en iyi şiir okumuş sayıldığını. Ve öğretmenimin bu zayıf tarafını keşfeden tek akıllı öğrenciydim." (syf 77) 8. “Vazgeçiyorum, bütün insanlığın önünde eğilerek özür diliyorum; beni ...

Aşka Dair Nesirler - Ümit Yaşar Oğuzcan / 65 Alıntı

1. "Birazdan güneş doğacak Doludizgin atlılar geçecek yüreğimden Seni düşüneceğim." (syf 5) 2.  "Bir yeşil elbisen vardı Bir siyah ayakkabın vardı Bir gözlerin vardı Bir dudakların vardı Bir sen vardın Ama ben yoktum o sokakta." (syf 12) 3. " Tut ki ben beyazpeynirim ben zeytinim Al Ekmeğine katık et beni." (syf 11) 4.  "Kapılara sığmıyor umutsuzluğum." (syf 14) 5.  "Tanyerinde unuttuk gözlerimizi." (syf 18) 6.  "Yaşamaksa sensiz mümkün değil." (syf 19) 7.  "Birazdan gece olacak Ağır kılıçlar parçalayacak yüreğimi Pis bir koku gibi çökecek üstüme yalnızlığım." (syf 19) 8.  "Senin yeşilinde unuttum siyahlığımı." (syf 25) 9.  "Git diyorsun   Nereye gideyim  Ümitlerim ne olacak  Bunca şiirleri kim söyleyecek sana  Kim anlatacak dünyaya sığmayan güzelliğini." (syf 33) 10.  "Sevebildiğim kadar insanım ben."...

İnsanın Acısını İnsan Alır - Şükrü Erbaş / Alıntılar

1.  "Ayrılık ne biliyor musun? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte...İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık. İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini, birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine. Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken duvarlara dalıp dalıp gitmesi. Türküsünü söyleyecek kimsesi kalmamak ayrılık." (syf 110) 2. “Seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben. Evlerin ve kalabalığın ağırlığını sana üstün tutmadım. Yoksulluğun acısından hafif bilmedim acını. Yenilen herkesin boğuntusuydu kaybolduğum uzaklık,yüzün her bulutlandığında. Nereye gidersem gideyim seni yürüdüm hep. Sevincini bir barış,bir bayram sabahı gibi taşıdım içimde. Sesine güvendim, gözlerine en çok yakışan o sürekli yaz ikindisine.” (syf 7) 3.  "Şiddetin coğrafyasında elbette gökyüzü bir lükstü ve ancak yağmur yağınca anımsanıyordu. Gittiği en büyük uzaklık evinden iş...