Ana içeriğe atla

Timsah Sokak Şiirleri - Murathan Mungan / 16 Alıntı


1. "Aylar nasıl geçiyor zaman hiç geçmezken."

(syf 9)

2. "Kapıyı açmıyorum
telefonlara çıkmıyorum
başını bekliyorum geleceği olmayan hatıraların."

(syf 10)

3. "Sevgilim,
yetimim benim,
nasıl da kayıtsız gülüyorsun hayata
öldüğünden haberi yok fotoğraflarının."

(syf 10)

4. "Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da."

(syf 10)

5. "Aynı yaşamıyor herkes
aşkı da, ayrılığı da
birbirini tutmuyor aşk gözü kimsenin
kaçıp gidiyor hayat kayıp bakışmalarla
bazıları vazgeçişlerle büyüyor,
ertelemeler, geciktirmeler, kilitlemeler
üzerinden atlayıp geçmelerle,
bazılarının defteri hayata hiç kapanmıyor."

(syf 19)

6. "Kaldığın yerden devam etmenin karanlığı
benzemiyor hiçbir çaresizliğe."

(syf 21)

7. "Kendiyle tanışmayı erteler insan çoğu zaman
hayat yanlışlarla kısalır."

(syf 23)

8. "Zaman bütün başlangıçları eskitiyor."

(syf 24)

9. "Yıllara kaptırdıklarını olgunluk sanıyorsun."

(syf 24)

10. “Çocukluğumda kırlar geleceğe benzerdi
şimdi hiçbir şey geleceğe benzemiyor."

(syf 40)

11. "Yıl dediğin ne ki, hepsi geçti
yalnızca yarım kaldım.”

(syf 40)

12. "Adres yanıltmasın sizi
Kendinden bile taşınır insan."

(syf 51)

13. "Zamanın ne olduğunu en çok ayrılıklar öğretti bana."

(syf 65)

14. "Yalnızlıkta seslerin birbirine ne çok benzediğini
ayrılıklar öğretti bana."

(syf 66)

15. "Büyüsünü yitirmiş ayrıntıların ardından
hiçliğe düşmeden anmak geçmişi."

(syf 67)

16. "Zamanla hiçbir şeyin eskisi kadar acı vermediğini
ayrılıklar öğretti bana."

(syf 67)


Timsah Sokak Şiirleri - Murathan Mungan 

Metis Yayınları 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İmkansızın Şarkısı - Haruki Murakami / 13 Alıntı

1. "Gökyüzünde asılı duran kara bulutlara baktım ve o zamana kadar yaşamımın akışında yitip gitmiş olan şeyleri düşündüm. Uçup gitmiş saatleri, ölmüş veya yitmiş arkadaşları ,bir daha geri gelmeyecek hisleri." (syf 9) 2. "Ölüm, yaşamın karşıtı olarak değil parçası olarak vardır." (syf 38) 3. "Çağdaş edebiyata güvenim yok demiyorum. Ama değerli vaktimi de zamanın vaftiz etmediği eserleri okuyarak ziyan etmek istemem. Hayat yeterince kısa." (syf 45) 4. "Rüzgar biraz yön değiştirse, haykırışları fısıltıya dönüşüyordu." (syf 67) 5. "Yalnızlığı kimse o kadar sevmez. Sadece arkadaş edinmek için çaba harcamıyorum. Sonu hayal kırıklığı oluyor." (syf 72) 6. "Sezgilerim oldukça iyidir. Ama mantıklı düşünme konusunda umutsuz vakayım." (syf 93) 7. "Kalbini açabilen insanlar var, bir de açamayanlar. Siz açabilenlerdensiniz. Ya da daha doğru deyişle, istediğinizde bunu yapabiliyorsunuz.'' ''Peki insanlar kal...

Şükrü Erbaş - Hüzünle Seviniyorum

                      Lovers - Emile Friant    Ömür Hanım'la Güz Konuşmaları... 1983 yılında, kendi içimden çıkarıp dünyanın ortasına bıraktığım; kendimi, bir başkasıymış gibi kendime anlattığım; yalnızlığımı, yine kendi yalnızlığımla ete kemiğe büründürdüğüm bir varoluş acısıdır. Uçsuz bucaksız bir kalabalığın sokaklardan evlere değil de canımdan sokaklara çekildiği bir büyük şehir korkusudur, kederidir, üşümesidir. İki çocuğun işıklara, insanlara ve rüyalara inandığı zamanların umududur, güzelliğidir, yakarışıdır. Gencecik bir kadının, uzak yalnız soğuk yoksul yabancı bir şehri, yüreğinin o büyülü beşiğinde sallaya sallaya anne olduğu bir hayatın iç sesidir, onurudur, çırpınışıdır. Kanı içine akan yaralı bir hayvan gibi bütün bir ülkenin kendi üstüne kapandığı, darağaçlarında boğulduğu, ağzını kuyulara vererek ağladığı zamanların dip sesidir, uğultusudur, yaşama çığlığıdır. İçimizde kaybolan bütün kadınlara ...

Gönül Yorgunluğu - Şükrü Erbaş

The Lovers - John Atkinson Grimshaw    Gönül yorgunluğu ne, biliyor musun? Gökte yıldızın kalmiyor. Gölgen bir yere sığmıyor. İçindeki şarkı içinde boğuluyor. Penceren sokağa bakmıyor. Bütün sevgi sözleri kalbinde cezaya dönüyor. Kirpiklerin hiçbir güzellikle halkalanmıyor. Baktığın bütün sular yeraltına çekiliyor. Sevmek korkusu ayrılıktan çok önce acı veriyor. Dünyanın bütün cenazeleri evinin önünden kalkıyor. Her gün bir arkadaşın büyüdüğünüz zamanlarda kayboluyor. Girdiğin çıktığın bütün kapılarin önünde yabancı, ardında yalnızlık olup kalıyorsun. Ne, biliyor musun gönül yorgunluğu? Kendinden soğuyorsun. Sözünden soğuyorsun. Geçmişinden soğuyorsun. İnandıklarindan soğuyorsun. Baktığın yüzlerden soğuyorsun. İçine bile bakmıyorsun artık. Dünya, inandığın o yitik cennet değil.    Durup dururken inciniyorsun. Kötü söz gerekmiyor bunun için. Sana söylenmesi de gerekmiyor sözün. Tam kirpiklerinin ucunda bir yarım ay, dudaklarında bir boyalı söz... bir kırıc...