Ana içeriğe atla

Kırmızı Karanfil - Gülten Akın / 30 Alıntı



1. "Bu hal senin halin değil
Bütün gücünü yitirmiş
Bu hal senin halin değil
Yaşamanın kendisini yitirmiş"

(syf 11)

2. "Benim bir nokta kırılmışlığım
Gözlerimin ardında büyür durur."

(syf 12)

3. "Sana büyük caddelerin birinde rastlasam
Elimi uzatsam tutsam götürsem 
Gözlerine baksam gözlerine konuşmasak
Anlasan"

(syf 20)

4. "Yitirmeli büyük yolların birinde ne varsa
Böcekler gibi başlamalı yeniden."

(syf 20)

5. "Acı şey çaresiz yaşamak acı şey."

(syf 21)

6. "Bilirim diyordu içinden, bilirim
Kişiye istediğini vermezler."

(syf 27)

7. "Bir büyük şehrin kalabalığında
Yaşadığını duyuyordu her şeye rağmen."

(syf 27)

8. "Arsız otlar gibi büyür gider
Geceyarısından sonra yalnızlık."

(syf 29)

9. "Bu perişan halime sebeptir
Senin unutmuşluğunu affetmeyeceğim."

(syf 30)

10. "Dost kimdi kardeş kimdi yâr kimdi
Tüm unutsam dedim unutsam Onları unutmam ölümümdü."

(syf 30)

11. "Şimdi dünyanın yarısı uyuyor
Ölüm bıçak gibi kıl gibi Elleri insanların elleri kaç defa Ölüme değiyor."

(syf 30)

12. "O çoktan affetmiştir unutanları
Alır götürür gözlerini bir deniz."

(syf 36)

13. "Kendinden önce şarkısı vardır söylenir
dünyaya gelir gelmez herkesin."

(syf 38)

14. "Yaşamak küçük aldanışlarla güzel
Ölümü alın götürün."

(syf 43)

15. "Sen yağmurlu günlere yakışırsın
Yollar çeker uzak dağlar çeker uzak evler Islanan yapraklar gibi yüzün ışır Işırsa beni unutma."

(syf 45)

16. "Ağaçtan maviden denizden uçar
Kendinden uçamaz kuş."

(syf 60)

17. "Gide gide incelen, kaybolan
Uçucu anlamlar kalırdı ağırlıksız Kırılıp dökülen bir şeylerden."

(syf 64)

18. "Biz şimdi güzleri ayrı ayrı,
Kuşları güzelsiz, yüzlercesiz Bir bakıma öldük, açıkçası bu Bir başka bakıma nedensiz, evetsiz Unutmaya yaşıyoruz günleri, doğru mu"

(syf 64)

19. "Ben yalnızlığımı gözlerim gibi taşıdım."

(syf 65)

20. "Islanacak yağmurlar yağıyor
Birlikte atlanacak sular kaçılacak güneşler Pay edilecek koca bir yalnızlık - Biri olsa tutsa bırakmasa."

(syf 69)

21. "Acılar bittiği yerde kalır."

(syf 76)

22. "Sevememek biraz yorgunluktandır."

(syf 77)

23. "Yorgun savaşçılarız, sevgiler ürküttü bizi."

(syf 93)

24. "Geçtikçe incelir, geçtikçe silinir
Mutluluk dağları."

(syf 97)

25. "Daha da eskimez insan, eskidikçe ağlamasa."

(syf 98)

26. "Ah, kimselerin vakti yok
Durup ince şeyleri anlamaya Kalın fırçalarını kullanarak geçiyorlar Evler çocuklar mezarlar çizerek dünyaya."

(syf 116)

27. "Ben ki yapıştım yalnızca, acı çekiyorum
Çocukluğumun sinekkaydına."

(syf 131)

28. "Bir çocuk şarkı söylüyordu
Dokunan bir şeydi ama neydi, Şarkı mıydı, sesi miydi, çocuğun kendisi miydi?"

(syf 145)

29. "Haksızlık nerde olursa olsun
Zulüm nerden gelirse gelsin Barışla, sevgiyle olmayacaksa Ey gerçek sesimiz, ey büyük kavga Yankılan dağdan dağlara.”

(syf 154)

30. "Yağmur yağar akasyalar ıslanır
Bulutlar uçuşur geceleyin Ben yağmura deli buluta deli Bir büyük oyun yaşamak dediğin Beni ya sevmeli ya öldürmeli"

(syf 20)




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İmkansızın Şarkısı - Haruki Murakami / 13 Alıntı

1. "Gökyüzünde asılı duran kara bulutlara baktım ve o zamana kadar yaşamımın akışında yitip gitmiş olan şeyleri düşündüm. Uçup gitmiş saatleri, ölmüş veya yitmiş arkadaşları ,bir daha geri gelmeyecek hisleri." (syf 9) 2. "Ölüm, yaşamın karşıtı olarak değil parçası olarak vardır." (syf 38) 3. "Çağdaş edebiyata güvenim yok demiyorum. Ama değerli vaktimi de zamanın vaftiz etmediği eserleri okuyarak ziyan etmek istemem. Hayat yeterince kısa." (syf 45) 4. "Rüzgar biraz yön değiştirse, haykırışları fısıltıya dönüşüyordu." (syf 67) 5. "Yalnızlığı kimse o kadar sevmez. Sadece arkadaş edinmek için çaba harcamıyorum. Sonu hayal kırıklığı oluyor." (syf 72) 6. "Sezgilerim oldukça iyidir. Ama mantıklı düşünme konusunda umutsuz vakayım." (syf 93) 7. "Kalbini açabilen insanlar var, bir de açamayanlar. Siz açabilenlerdensiniz. Ya da daha doğru deyişle, istediğinizde bunu yapabiliyorsunuz.'' ''Peki insanlar kal...

Şükrü Erbaş - Hüzünle Seviniyorum

                      Lovers - Emile Friant    Ömür Hanım'la Güz Konuşmaları... 1983 yılında, kendi içimden çıkarıp dünyanın ortasına bıraktığım; kendimi, bir başkasıymış gibi kendime anlattığım; yalnızlığımı, yine kendi yalnızlığımla ete kemiğe büründürdüğüm bir varoluş acısıdır. Uçsuz bucaksız bir kalabalığın sokaklardan evlere değil de canımdan sokaklara çekildiği bir büyük şehir korkusudur, kederidir, üşümesidir. İki çocuğun işıklara, insanlara ve rüyalara inandığı zamanların umududur, güzelliğidir, yakarışıdır. Gencecik bir kadının, uzak yalnız soğuk yoksul yabancı bir şehri, yüreğinin o büyülü beşiğinde sallaya sallaya anne olduğu bir hayatın iç sesidir, onurudur, çırpınışıdır. Kanı içine akan yaralı bir hayvan gibi bütün bir ülkenin kendi üstüne kapandığı, darağaçlarında boğulduğu, ağzını kuyulara vererek ağladığı zamanların dip sesidir, uğultusudur, yaşama çığlığıdır. İçimizde kaybolan bütün kadınlara ...

Gönül Yorgunluğu - Şükrü Erbaş

The Lovers - John Atkinson Grimshaw    Gönül yorgunluğu ne, biliyor musun? Gökte yıldızın kalmiyor. Gölgen bir yere sığmıyor. İçindeki şarkı içinde boğuluyor. Penceren sokağa bakmıyor. Bütün sevgi sözleri kalbinde cezaya dönüyor. Kirpiklerin hiçbir güzellikle halkalanmıyor. Baktığın bütün sular yeraltına çekiliyor. Sevmek korkusu ayrılıktan çok önce acı veriyor. Dünyanın bütün cenazeleri evinin önünden kalkıyor. Her gün bir arkadaşın büyüdüğünüz zamanlarda kayboluyor. Girdiğin çıktığın bütün kapılarin önünde yabancı, ardında yalnızlık olup kalıyorsun. Ne, biliyor musun gönül yorgunluğu? Kendinden soğuyorsun. Sözünden soğuyorsun. Geçmişinden soğuyorsun. İnandıklarindan soğuyorsun. Baktığın yüzlerden soğuyorsun. İçine bile bakmıyorsun artık. Dünya, inandığın o yitik cennet değil.    Durup dururken inciniyorsun. Kötü söz gerekmiyor bunun için. Sana söylenmesi de gerekmiyor sözün. Tam kirpiklerinin ucunda bir yarım ay, dudaklarında bir boyalı söz... bir kırıc...