Ana içeriğe atla

Hüznün İsyan Olur - Ahmet Telli / 16 Alıntı



1. "Sevda ile hasret varsa eğer Zulüm varsa mahpusluk varsa Ayrılıklar yakıyorsa içimizi Gurbet mutlaka olacaktır."

(syf 9)

2. "Bekleyişlerle direnen ömrün
Dağlamaktaysa bağrını hicran Ve kıskıvrak sarıyorsa keder Gurbet mutlaka olacaktır."

(syf 10)

3. "Oyalı bir mendilin kanaviçesindeki
Sabrın kararttığı gül demetine Usulca düşüyorsa bir damla gözyaşı Gurbet mutlaka olacaktır."

(syf 10)

4. "Öyle yorgun düşmüşüm ki
acının mavzerini taşımaktan bulanık sular basıyor birden bütün mevzilerimi sonra çöle kesiyor içim."

(syf 14)

5. "Sesimin pınarı kuruyor
susunca sesinin kuşları Uzayıp giden bir bozkır kesiliyor dudaklarım kavruluyor yalım yalım."

(syf 15)

6. "Sen ki ey kalbim
yanlışları ve hüzünleri taşıdın bunca zaman."

(syf 22)

7. "Zamanın acılaştırdığı
kavruk bir direnmedir hasret."

(syf 23)

8. "Hüzünler ki aşkın ve şiirin
yıllanmış şarabıdır."

(syf 28)

9. "Hüzünler ki şairlerin yüreğinden uçuşan
sararmış çiçek tozlarıdır Biraz da şairlere özgüdür hüzün."

(syf 28)

10. "Dağlar dile gelmişse masallarda
boşuna değildir ol sevdalar."

(syf 34)

11. "Ufkun sisli ve alıngan
hiç doğmuyor güneşler hiç doğmayacak sanki zaman hep ortaçağ."

(syf 42)

12. "Ellerin ki dokur zamanın tezgâhında
aşkın bin türlüsünü inceliğin ve hüznün bin türlüsünü."

(syf 42)

13. "Çorak bir topraksa yüreğin
çatlamışsa susuzluktan -sevgisizliktir bu unutma- Sevgiler ki hayatın cıvıldayan kuşlarıdır."

(syf 51)

14. "Türküler hüzne dönmüşse eğer
geriye ne kalmıştır zaten paramparçadır yaşamak paramparçadır dünya paramparçadır sevdalar."

(syf 61)

15. "Yine de kalmış olabilir
küçücük bir mavilik gökyüzüne bir sevda kırıntısı avuç içi kadar bir umut."

(syf 62)

16. "Hayat kendini yeniden yaratan bir bahardır
verecektir en olgun meyvelerini mutlaka yeter ki hüzünler sarartmasın yüzünü."

(syf 66)


Hüznün İsyan Olur - Ahmet Telli

Everest Yayınları


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İmkansızın Şarkısı - Haruki Murakami / 13 Alıntı

1. "Gökyüzünde asılı duran kara bulutlara baktım ve o zamana kadar yaşamımın akışında yitip gitmiş olan şeyleri düşündüm. Uçup gitmiş saatleri, ölmüş veya yitmiş arkadaşları ,bir daha geri gelmeyecek hisleri." (syf 9) 2. "Ölüm, yaşamın karşıtı olarak değil parçası olarak vardır." (syf 38) 3. "Çağdaş edebiyata güvenim yok demiyorum. Ama değerli vaktimi de zamanın vaftiz etmediği eserleri okuyarak ziyan etmek istemem. Hayat yeterince kısa." (syf 45) 4. "Rüzgar biraz yön değiştirse, haykırışları fısıltıya dönüşüyordu." (syf 67) 5. "Yalnızlığı kimse o kadar sevmez. Sadece arkadaş edinmek için çaba harcamıyorum. Sonu hayal kırıklığı oluyor." (syf 72) 6. "Sezgilerim oldukça iyidir. Ama mantıklı düşünme konusunda umutsuz vakayım." (syf 93) 7. "Kalbini açabilen insanlar var, bir de açamayanlar. Siz açabilenlerdensiniz. Ya da daha doğru deyişle, istediğinizde bunu yapabiliyorsunuz.'' ''Peki insanlar kal...

Şükrü Erbaş - Hüzünle Seviniyorum

                      Lovers - Emile Friant    Ömür Hanım'la Güz Konuşmaları... 1983 yılında, kendi içimden çıkarıp dünyanın ortasına bıraktığım; kendimi, bir başkasıymış gibi kendime anlattığım; yalnızlığımı, yine kendi yalnızlığımla ete kemiğe büründürdüğüm bir varoluş acısıdır. Uçsuz bucaksız bir kalabalığın sokaklardan evlere değil de canımdan sokaklara çekildiği bir büyük şehir korkusudur, kederidir, üşümesidir. İki çocuğun işıklara, insanlara ve rüyalara inandığı zamanların umududur, güzelliğidir, yakarışıdır. Gencecik bir kadının, uzak yalnız soğuk yoksul yabancı bir şehri, yüreğinin o büyülü beşiğinde sallaya sallaya anne olduğu bir hayatın iç sesidir, onurudur, çırpınışıdır. Kanı içine akan yaralı bir hayvan gibi bütün bir ülkenin kendi üstüne kapandığı, darağaçlarında boğulduğu, ağzını kuyulara vererek ağladığı zamanların dip sesidir, uğultusudur, yaşama çığlığıdır. İçimizde kaybolan bütün kadınlara ...

Gönül Yorgunluğu - Şükrü Erbaş

The Lovers - John Atkinson Grimshaw    Gönül yorgunluğu ne, biliyor musun? Gökte yıldızın kalmiyor. Gölgen bir yere sığmıyor. İçindeki şarkı içinde boğuluyor. Penceren sokağa bakmıyor. Bütün sevgi sözleri kalbinde cezaya dönüyor. Kirpiklerin hiçbir güzellikle halkalanmıyor. Baktığın bütün sular yeraltına çekiliyor. Sevmek korkusu ayrılıktan çok önce acı veriyor. Dünyanın bütün cenazeleri evinin önünden kalkıyor. Her gün bir arkadaşın büyüdüğünüz zamanlarda kayboluyor. Girdiğin çıktığın bütün kapılarin önünde yabancı, ardında yalnızlık olup kalıyorsun. Ne, biliyor musun gönül yorgunluğu? Kendinden soğuyorsun. Sözünden soğuyorsun. Geçmişinden soğuyorsun. İnandıklarindan soğuyorsun. Baktığın yüzlerden soğuyorsun. İçine bile bakmıyorsun artık. Dünya, inandığın o yitik cennet değil.    Durup dururken inciniyorsun. Kötü söz gerekmiyor bunun için. Sana söylenmesi de gerekmiyor sözün. Tam kirpiklerinin ucunda bir yarım ay, dudaklarında bir boyalı söz... bir kırıc...