Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Celile – Osman Balcıgil | 26 Alıntı

1. “O mavi gözlü bir devdi, Minnacık bir kadın sevdi. Kadının hayali minnacık bir evdi, bahçesinde ebruliii hanımeli  açan bir ev. (…) Rahata acıktı kadın yoruldu devin büyük yolunda. Ve elveda! deyip mavi gözlü deve, girdi zengin bir cücenin kolunda  bahçesinde ebruliiii hanımeli açan eve…” Nazım Hikmet (syf 313) 2. “Son zamanlarda, kopartıp buruşturduğu her takvim yaprağıyla birlikte, kalbi daha hızlı çarpar olmuştu.” (syf 7) 3. “Endişenin de tıpkı korku gibi bulaşıcı olduğunu gayet iyi biliyordu.” (syf 51) 4. “Söyler misin bana Marcel, nasıl yetiştireceğiz çocuklarımızı böyle bir dünyada?” (syf 67) 5. “Ben değilsem kim? Şimdi değilse ne zaman?” (syf 73) 6. “Ne yazık ki mutsuzluk, mutluluğun ikiz kardeşidir!” (syf 91) 7. “Keşke anlatabilseydim sana, insanın içinden bir parça koptuğunda neler hissettiğini…Ama ne kabil…” (syf 94) 8. İnsanı insan yapan ve adına “duygu” denilen “çok özel hal”, konuşmadan, anlatmadan...

Yeraltından Notlar – Dostoyevski | 21 Alıntı

1. “Ben gerçekten kötü bir insan değilim. Ne aksi bir adamım ne de uysal biriyim. Ne namuslu ne alçak ne de onurlu biriyim. Ne bir kahramanım ne de bir korkak. Ben, hiçbir şey olamadım.” (syf 11) 2. “Her şeyi tam anlamıyla algılamak, bir hastalıktır.” (syf 13) 3.”İnsanların, çıkarları uğruna neler yapacağını kestirmek, çok zordur.” (syf 29) 4. “Öyle durumlar olur ki, insan kendisi için iyilik değil, kötülük isteyebilir.” (syf 29) 5. “Çünkü özgür isteği, iradesi olmayan, istemeyi bilmeyen insanın, orgun silindiri üstündeki civatadan bir ayrımı olur mu?” (syf 35) 6. “İnsan, amaca ulaşmak için çalışmayı sever ama amaca ulaşmayı istemez.” (syf 43) 7.”Vardığım sonuca göre, en iyisi hiçbir şey yapmamak! Her şeyden iyisi, bir köşeye çekilip seyirci kalmak.” (syf 47) 8. “Oysa yüreği temiz olmayan kimsenin anlayışı da tam olamaz.” (syf 48) 9. “Ne ben herhangi bir kişiye benziyordum ne de herhangi bir kişi bana. ‘Ben tek başınayım, onlarsa hep birlikte!…’ di...

Simyacı – Paulo Coelho| 21 Alıntı

1.”Bir düşü gerçekleştirme olasılığı yaşamı ilginçleştiriyor, ” diye düşündü. (syf 27) 2. “Her zaman aynı insanları görürsek onları yaşamımızın bir parçası saymaya başlarız. Yaşamımızın bir parçası saydıkça da onlar bizim yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar. Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır. Çünkü, efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır…” (syf 32) 3. “Ve bir şey istediğin zaman, bütün Evren arzunun gerçekleşmesi için işbirliği yapar.” (syf 39) 4. “Rüzgarın özgürlüğünü kıskandı delikanlı…” (syf 44) 5. “Hep böyle olur,” diye karşılık verdi yaşlı adam. “Biz buna ‘lütuf kuralı’ adını veririz. İlk kez kağıt oynadığın zaman, kesinlikle kazanırsın. Acemi talihi.” (syf 45) 6. “Ben de herkes gibiyim. Dünya gerçeklerine oldukları gibi değil de olmalarını istediğim gibi bakıyorum…” (syf 56) 7. “Sözcüklerin ötesinde bir dil var,” diye düşündü. (syf 60) 8. “Değeri bilinmeyen her lütuf f...

İnci – John Steinbeck | 10 Alıntı

1.”Birlikte geçirdikleri yıllar onlara konuşmadan anlaşmayı öğretmiş, kelimelere gerek kalmamıştı. Kino keyifle içini çekti, böylelikle söylemek istediği her şeyi anlatmış oldu.” (syf 10) 2.”Bir şeyi çok fazla istemek iyi değildi. İsteğin fazlası, şansı kaçırabilirdi…” (syf 25) 3.”Kasaba denilen şey, bir sürü hayvanına benzer. Tıpkı bir hayvan gibi onun da bir sinir sistemi, bir kafası, omuzları ve ayakları vardır. Her kasaba kendine özgü, benzersiz bir varlıktır; öyle ki şu koca dünyada birbirinin aynısı iki kasaba bulamazsınız.” (syf 27) 4.”Çılgınca bir düştü bu, ama ne kadar da hoştu.” (syf 31) 5.”İnsanoğlunun hiç gözü doymaz, ne kadar çok versen o kadar çok ister, denirdi hep. Sanki kötü bir şeymiş gibi. Oysa insanoğlunu diğer türlerden ayıran, sahip olduklarıyla yetinen hayvanlara üstün kılan da bu özelliği değil miydi?” (syf 31) 6.”Okuyacak benim oğlum, kitapları öğrenecek,” dedi. ” Yazı yazmasını da öğrenecek, hesap yapmasını da. O bunları bilince biz d...

Yaşıyoruz Sessizce – Şükrü Erbaş İnceleme ve 42 Alıntı

Ayrılıklar her zaman insanın canını acıtır. Çünkü ayrılmak demek aynı zamanda bir alışkanlığın yok olması demektir. Yaşam bizler için her zaman yolunda gitmez. Ve hayatımızda bir zaman sonra sevdiklerimizle yol ayrımına düşmek zorunda kalırız. Bir otobüsün camından sevdiğimize veya sevdiklerimize el sallarken anlarız içimizi acıtan o duyguyu. Kimisi gözyaşı dökerken, kimisi daha soğukkanlıdır. Ama ortak olan bir şey varsa o da hissedilendir. Ayrılıklar tabi ki bir süre sonra özlemi de beraberinde getirir. Zamana yayılarak ortaya çıkan bu duygu belki de hayatı en zorlaştıran hislerden biridir. Oruç Aruoba özlemi şu dizelerle dile getirir: ”Özlediğin, gidip göremediğindir; ama, gidip görmek istediğin Özlem, gidip görememendir; ama gidip görmek istemen Özlediğin, gidip görmek istediğin- ama gidip göremediğin Özlem, gidip görmek istemen- ama, gidememen, görememen; gene de, istemen” Ayrılıkların da özlemin de çözümü tabi ki kavuşmaktır. İşte burada çok acı bir fark ...