Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mırıldandıklarım - Murathan Mungan / 15 Alıntı

1. "Biterken yılın son günleri Biliyoruz takvimler belirlemez değişimin mevsimlerini Gençlik ikindilerini Kargınmış bir çocuktuk büyüdüğümüzden beri." (syf 21) 2. "Bir yıl daha bitiyor Düşlerim ,tasalarım,yarım kalmış onca şey Her yıl biraz daha kısalıyor bir öncekinden Bana mı öyle geliyor Yoksa daha mı hızlı ilerliyor zaman İnsan yaşlanırken?" (syf 22) 3."Bunaldım kendisiyle boğuşmasını Başkalarında çözmeye çalışan insanlardan." (syf 24) 4. "Umutsuzluk bir karanfildir, yalnızca bir karanfil  hangi masaya yerleştirilirse o masanın rengini alır." (syf 38) 5. "Her yaşın uçurtmaları vardır." (syf 56) 6. "Ahh o gece yolculukları bir başka kentte, bir başka insan olmanın umutları." (syf 61) 7. "Büyüdük, büyüdük sandık Kaybetti bazı şeyler artık önemini." (syf 63) 8. "İçimiz bir ada kuraklığı." (syf 69) 9. "Karşı çıktığımız dünyanın bir parçası olduk nicedir  Ürküyoruz bizi geçmişe bağlayan halatlardan....

Şiir/ Küçük Acılar - Şükrü Erbaş

"Ağzı çirkin bir kadın Yalnızlığında bile Gülmeye utanıyor Bu da bir acıdır. Gecesiz sabahlara -Uykular öksüzü- Bir çocuk uyanıyor Bu da bir acıdır. Bir adımı diğerinden Kısa düşüyor, bir topal Hızla yanından koştular Bu da bir acıdır. Esrik gülüşleri tufan Gözleri bayram Dağıldılar çok sürmeden Bu da bir acıdır. Çocuklarda bir telaş Her akşam kapılarda -Bize ne getirdin baba? Bu da bir acıdır. Nice dik yürüse de Eğildi dar geçitlerde Uzun boyları kırık Bu da bir acıdır. Büyük kentlerde biri Belli ki yer garibi Dili sorar gözleri lâl Bu da bir acıdır. İnce iri, uzak yakın Günlerimiz acıların Çaprazında birer tutsak Bu da bir acıdır."

Şiir/ Sığ Sularda - Şükrü Erbaş

"Siz hiç duyarsız insanlara Şiirler sundunuz mu? Bir kıraçta kuru dala ‘Belki’ sularını salıp, Yeşerir de al yemişler Verir diye umdunuz mu? Ardı sırsız aynalara Yalnızlığı silmek için, Bakıp bakıp karşınızda Karanlığı buldunuz mu? Aykırı isteklerde Seslerin, sessizliği Silip süpürdüğü Odalarda oldunuz mu? Siz hiç sığ sularda Boğuldunuz mu?"

Şiir/ Zamana Benzedik - Şükrü Erbaş

"Mutluluğun geniş kapılarında Hayatın sürgüleri var. (Daracık ömrümüzde geniş sıkıntılar) Usul gülüşlerimizde hüzün lekeleri, Küçük ayrıntılara yöneldik nicedir. (İçedönük duygulu karamsar) İki yüzümüz vardı, iki güzelliğimiz. Umut ve sevgi, kırmadan aynaları (Alın kırışığımızda aynı suçun izi var) Yalnızlık biricik benzerliğimiz oldu Payımıza düşen o yanlış ilişkilerden. (Herkese acısı kadar) Ne konuşmalarımızda bir tat Ne susmalarımızda bir hikmet (Hep aynı boşluğa açıldı dar kapılar) Olur olmaz şeylerden alınır kırar olduk Zamana benzedik iyice, çekilmesi zor. (Aynaların ardında aynı kirin pası var)

Şiir/ Güz ve Yıldız - Şükrü Erbaş

"Günler yağmur alacasını giyindi Bulutlar indiler yere birer birer Sabahlar düşlerimiz kadar kısa Akşamlar ömrümüzün garipsi yükü Havada gurbet sürgünü türküler. Herkes kendi yalnızlığında yitik Erir bir suskunluğun tüneklerinde Hangi el aralar hangi yüz girer İçimiz sevgilere kapalı nicedir Dışımız eğreti yalan giysiler. Bu çat ayazlarda günsüz güneşsiz Unuttu gülmeyi nicedir yüzlerimiz Aydınlığı kirli sislerde silik Kan sularda yüreğimiz umut gemisi Bir kuzey yıldızında kaldı gözlerimiz."

Su Çürüdü - Ahmet Telli / 11 Alıntı

1. "Hayır! yetmiyor aşkları ayrılıkları ve büyük serüvenleri anlatmaya iyi bir şiir bile bazen." (syf 9) 2. "Mekan tutmak ve her akşam aynı ufukta Güneşin batışını seyretmek ölümdür biraz." (syf 17) 3. "Üşüten bir acıydı belki her ayrılık Her yolculuk yangınların başladığı yereydi Ama vakti olmadı hesabını tutmaya Aşkların, ayrılıkların ve acıların." (syf 14) 4. "Kitapları hep aynı raflara sıralamak aynı eşyayı kullanmak eskimektir biraz." (syf 17) 5. "Çünkü insanlığımızın tarihi acılar bittiğinde yazılacak." (syf 36) 6. "Savrulup duran bir zaman diliminde sarsarak ve sarsılarak geçiyor günler ama kalbimiz çatlayacak kadar duyarlı hayatı savunabilecek kadar güçlüdür." (syf 41) 7. "Bahar da gecikebilir unutmayalım böyle okuduk hayatın kitaplarından Hele vakt erişsin sevda dal versin uzanacağız bir sabah çiçekli bir ağaca." (syf 49) 8. "Gün kararmadan tükeniyor çiçekler demet demet taşıyor birileri - D...

Şiir/ Hâlâ Koynumda Resmin - Ahmet Telli

"Sımsıcak konuşurdun konuşunca ırmak gibi, rüzgar gibi konuşurdun yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki çiğdemler güller mor menevşeler açardı Sımsıcak konuşurdun konuşunca Hala koynumda resmin Dağları anlatırdın ve dostluğu bir ceylan gibi sekerdi kelimeler Sesini duymasam çölleşirdi dünya dağlar yarılır ırmaklar kururdu bulutlar çökerdi yüreğime Hala koynumda resmin Gün akşam olur elinde kitaplar ve bir demet çiçekle çıkıp gelirdin bir kez bile unutmadın ‘merhaba’ demeyi ve en yanık türküleri nasıl da söylerdin bir dostun vurulduğu gün Hala koynumda resmin Kaç mevsim kırlara çıkıp çiçekler topladık mezarlar için Belki ürküttük tarla kuşlarını belki kurdu kuşu ürküttük ama aşkı ürkütmedik hiç Hala koynumda resmin Ve hala sımsıcak durur anılar sımsıcak ve biraz boynu bükük Ne varsa yaşanmış ve yaylaşılmış yasak bir kitap gibi durmaktadır ve firari bir sevda gibi Şimdi duvarlarda resmin." Ahmet Telli - Su Çürüdü Kitabından alınmıştır. Kitaptan alıntılar için  Ahmet Telli - Su Çü...