Toprak, hayatı sevdirir Sonra unutturur.* Önce kaysı ağacı kurudu. İlkyazlar dallarında el çırparken ortasından ayrılıverdi bir gün. Annem ürperdi. Karardı. Dua etti. Pınardan su taşıdı. Avlunun dört köşesinde üzerlik yaktı. Kaysı küçüldü küçüldü, biraz acıya, biraz serçelere, biraz da annemin yemenisine benzeyen bir boşluğa dönüştü. Yayığın ipi bir zaman sallandı o boşlukta. Annem kirpiklerini silerek bahçeye sarmaşık gülleri dikti. Akasya ağacını kucakladı. Gülhatmileri öptü. Domateslerle konuştu. Delice kuşlarına türkü söyledi. Ay ışığından kandiller yaktı. Çocuklarına okumuş insan hikâyeleri anlattı. Bahç...
Yaşadığımızı anlamak için hayata da bir ayraç koyup nefes almak lazım bazen