"Görüyorsun bir acıyı gidiyoruz seninle, Örselenmiş söz yığınları bırakarak Kırık tekerlekler gibi ardımızda. Ve üstümüzde döneniyor çaylak sürüsü, Doyabilmek için yaralı bir aşkla. Konup göçüyoruz böylece acıyla birlikte. Bir imgeye dönüşen rüzgârın önünde Savrulan ve toza boğulan. Soluk ve üzgün bir mendilin peşinde Üstünde bir kaç damla gözyaşı olan, Koşuyoruz her şeyin silindiği bir yere."
Yaşadığımızı anlamak için hayata da bir ayraç koyup nefes almak lazım bazen