Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Turgut Uyar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Şiir/ Büyük Saat - Metin Altıok

"Duvarda bir büyük saat, ki yaşama ayarlı. Turgut ağabey bana hep yaşamdan söz açardı; engin olmalı derdi yaşam, yaşam engin olmalı. Duvarda bir büyük saat, ki sevdaya ayarlı. Turgut ağabey bana hep sevdadan söz açardı; derin olmalı derdi sevda, sevda derin olmalı. Duvarda bir büyük saat, ki şiire ayarlı. Turgut ağabey bana hep şiirden söz açardı; kalın olmalı derdi şiir, şiir kalın olmalı. Yel üfürdü, su götürdü; düne döndü gelen gün, coşkusuyla, acısıyla geçmişe sessizce gömüldü. Öldü Turgut ağabey ve kamyon kumunu döktü."

Şiir/ Senfoni - Turgut Uyar

"Çaresiz kaldıkça hep seni düşünürüm Önce sesin gelir aklıma Sonra cumartesi geceleri gelir Sonra gökyüzü gelir hemen kurtulurum Bir yağmur yağsa beraber ıslansak. Kırk kere söyledim bir daha söylerim Savaşta ve barışta karada ve denizde Düşkünlükte ve esenlikte Zamanımız apayrı bize göre Yanyana olduk mu elele Aç kalsak ağlamayız biliyorum. İçim güvercinleri okşarmış gibi rahat Sen yanımdayken ister istemez Geniş meydanlarda akşamüstleri Üst üste üç kere deniz üç kere çınarlar Sen yanımdayken ister istemez Uzak ırmakları hatırlıyorum. Ara sıra düşmüyor değil aklıma Yabancı kadınların sıcaklığı Ama Allah bilir ya ne saklıyayım Yanında ihtiyarlamak istiyorum."

Şiir / Sevdiğim - Turgut Uyar

"Sana geldim, umut türkü dilimde, Köpük köpük, arzu arzu sevdiğim. Sana geldim, yolun teri alnımda, İnci inci, dizi dizi sevdiğim. Zaman zaman, hâl hâl okundu merak, Elif elif, tel tel dokundu merak. Hasret nasıl çizdi alnımı bir bak, Satır satır, yazı yazı sevdiğim. Yayla yayla, yol yol düştüm kapına, Umut umut, kul kul düştüm kapına. Gel dökül ömrümün sırsız kabına, Damla damla, sızı sızı sevdiğim."

Şiir/ Size Olmayan - Turgut Uyar

"sana olmayan özlem bir şeye benzemiyor -bilinir ben yoğun içki severim ne kavurucu ne umursanmaz ne de bir şey kuyruksuz uçurtma gibi sokaktan biri geçiyormuş gibi başka bir özlemin öznesi sanki aşk bazan imkansız görünür kişiye hepten biten birinden sonra yeni bir duygu ilişkisi ister inanın ister inanmayın dayanılmaz bir hüzün verir insana öyle bir hüzün dağ başında bir otunki -ömrümde rastladığımı varsaydığım birtakım duyguları anlattımsa bundan ne çıkar ki bir de şu var elbet jale'nin özlemi nereye bilemem bir özlemin saçmalığını eleştirerek yalnız bir baharda bahar akşamında akşamın kendisinden başka nereye varabilirim ki hangi erince hangi hangi işte ne varsa bu bütün elimdeki avucumdaki."

Şiir / Acıyor - Turgut Uyar

"Mutsuzlukdan söz etmek istiyorum Dikey ve yatay mutsuzluktan Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun Sevgim acıyor Biz giz dolu bir şey yaşadık Onlarda orada yaşadılar Bir dağın çarpıklığını bir sevinç sanarak En başta mutsuzluk elbet Kasaba meyhanesi gibi  Kahkahası gün ışığına vurup da öteden beri yansımayan Yani birinin solgun bir gülden kaptığı frengi Öbürünün bir kadından aldığı verem Bütün işhanlarının tarihçesi sevgim acıyor Yazık sevgime diyor birisi  Güzel gözlü bir çocuğun bile  O kadar korunmuş bir yazı yoktu Ne denmelidir bilemiyorum sevgim acıyor Gemiler gene gelip gidiyor Dağlar kararıp aydınlanacaklar Ve o kadar Tavrım bir çok şeyi bulup coşmaktır Sonbahar geldi hüzün İlkbahar geldi kara hüzün Ey en akıllı kişisi dünyanın Bazen yaz ortasında gündüzün sevgim acıyor Kimi sevsem Kim beni sevse  Eylül toparlandı gitti işte  Ekim filanda gider bu gidişle  Tarihe gömülen koca koca atlar Tarihe gömülür o kadar."

Şiir/ İşten Değil Aşk - Turgut Uyar

işten değil aşk şiiri yazmak ilk sözü bir bulsam mermer desem değil biliyorum bi dakka desem değil ceketimi verir misin değil birden önümde bir yaz günü açılıyor bahçede kuruyan çamaşırların yere değdiği koşup kaldırıyorum uçlarını eriğin yaprakları değiyor yüzüme değsin varsın hepsi geçer nasılsa kuzey buz denizinde beyaz bir gemi hatırlıyordur ilk seferini oralara aşk bir sonbahar kimliğinde sürdürüyor egemenliğini birden bir bakıyoruz ki her şey yerli yerinde otobüsler tirenler yerinde dükkânlar yerli yerinde acılar yerli yerinde çamaşırlar yerli yerinde.

Şiir/ Göğe Bakma Durağı - Turgut Uyar

"İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım İnecek var deriz otobüs durur ineriz Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun Herkes uyusun bir seni uyutmam birde ben uyumam Herkes yokken biz oluruz biz uyumıyalım Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda Beni bırak göğe bakalım Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım Tuttukca güçleniyorum kalabalık oluyorum Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi  Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor Seni aldım bu sunturlu yere getirdim Sayısız penceren vardı bir bir kapattım Bana dönesin diye bir bir kapattım Şimdi otobüs gelir biner gideriz Dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü...

Şiir / Tel Cambazının Tel Üstündeki Durumunu Anlatır Şiirdir - Turgut Uyar

"Sizin alınız al inandım Sizin morunuz mor inandım Tanrınız büyük amenna Şiiriniz adamakıllı şiir Dumanı da caba - Bütün ağaçlarla uyuşmuşum. Kalabalık ha olmuş ha olmamış, Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum. Ama sokaklar şöyleymiş Ağaçlar böyleymiş Ama sizin adınız ne? Benim dengemi bozmayınız. - Aşkım da değişebilir gerçeklerim de Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı Yangelmişim diz boyu sulara Hepinize iyiniyetle gülümsüyorum. Hiçbirinizle dövüşemem Benim bir gizli bildiğim var Sizin alınız al inandım. Morunuz mor inandım . Ben tam kendime göre Ben tam dünyaya göre Ama sizin adınız ne? Benim dengemi bozmayınız."

Şiir/ Kadere ve Gönlüme Dair - Turgut Uyar

"İşte ben hep böyle bildiğin gibi: Kaderi öpüp başıma komuşum, Gülüşüm, oturuşum, konuşuşum, Belli efendim, besbelli Yaşamaktan soğumuşum. Yaz yağmurları misali yıllarca Yağmış durmuşum kendi içime. Zaten dünya öyle dünya ki kim kime Herkes kendi derdine anca, Herkesin yüreği lime lime... Halbuki hayatı sevmem gerekirdi. Acımayı, sevmeyi oldukça bilirim Zamanla bir iş tutmayı da öğrendi ellerim, Hem hayatıma bir de Havva kızı girdi, Ama gel gör ki bu kaderim... İşte ben böyle bildiğin gibi, N'apalım bizi bir kez mimlemiş kader Her zaman böyle, yağmur bulutundan beter. İşte böyle hilafsız, gözümün elifi Her zaman bir romantik portreye benzer... Ben zaten bu dünyada tek başınayım, hey... Bir sevdalı gönül bütün varım Eğer o da olmasa ne yaparım, Kimbilir hey Ne yaparım..."

Şiir/ Tomris - Turgut Uyar

"Senin için alışılmış şeyler söyleyemem sana yaraşmaz Kış gecesi amcamızdır bahar yakından kardeşimiz Alır başımı Erzincan’a giderim seni düşünmek için Dörtlükleri bozarım çünkü dağlar ne güne duruyor Kıyılar ve eskimeyen her şey seni anlatmak için Bir bozuk saattir yüreğim hep sende durur Ne var ki ıslanır gider coşkunluğum durmadan durmadan Dağ biraz daha benden deniz her zaman senden Hiçbir dileğimiz yok şimdilik tarihten coğrafyadan Kimselere benzemesin isterim seni övdüğüm seni övdüğüm zaman Güzel bir çingene yalnız başına dolaşmalı kırlarda seni övdüğüm zaman."