Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Körlük - José Saramago / 26 Alıntı

"Bakabiliyorsan, gör. Görebiliyorsan, fark et."   1. "Aslında körlük , umudun tükendiği bir dünyada yaşamaktı." (syf 213) 2.  "Hamurumuz böyle bizim,biraz ilgisiz,biraz da kötü niyetliyiz." (syf 40) 3. "Bir salgında suçlu aranmaz, herkes kurbandır." (syf 54) 4. ”Her hareketimizden önce bütün sonuçlarını tahmin etmeye çalışsak, bunları ciddi olarak düşünsek, önce kesin sonuçları, sonra olası sonuçları,sonra rastlantısal sonuçları, daha sonra da hayali sonuçları düşünmeye kalksak, kımıldayamayız bile, tek bir adım atamayız." (syf 86) 5. "Ama dünyanın hali böyleydi, gerçeğin amacına ulaşması için çoğu kez yalanlarla maskelenmesi gerekiyordu." (syf 131) 6. "Korku insanın gözünü kör eder, dedi." (syf 136) 7. "Kavga da her zaman için az çok bir tür körlüktür." (syf 139) 8. "Bense, kötü yürekliliğin ve kötülüğün sınırı olabileceğine inanmıyorum." (syf 150) 9. "Sözlerin işe yaramadığı anlar vardır, keşke ...

Şiir/ Senler Gazeli - Haydar Ergülen

"bana bir odanı ayır, sen masumsun oteller ruh hırsızı, sen pansiyonsun. bana bir sahil bağışla, sen ırmaksın kara gövdem derin suda aklansın bana bir mes’el söyle, sen uslanmazsın gam bahçesi gözyaşımda saklansın bana bir boşluk gönder, sen zarfsın her mektubun içime bir çöl bıraksın bana bir şehir kur, sen salgınsın ruhu aşktan başka veba sarmasın bana bir sır bırak, sen aşksın kimsenin hevesinde gözüm kalmasın bana bir anne doğur, sen güzelsin bir heves çocuğum ol, ev üzülmesin bana bir şiir söyle, sen gazelsin."

Ömür Hanımla Güz Konuşmaları - Şükrü Erbaş

…Ve güz geldi Ömür Hanım. Dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. Yağmur ha yağdı ha yağacak. İncecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin. Hüznün bütün koşulları hazır. Nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan. Kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı… ve yüzüm ömrümün atlası; düzlükleri bunaltı, yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir engebeler atlası. Yaşamak bir can sıkıntısı mıdır Ömür hanım? Her şeyi iyi yanından görmeyi kim öğretti bize? Acıyı görmeyen insan, umutsuzluğu yaşamayan, iliklerine dek kederin işleyip yaralamadığı bir insan, mutluluktan, umuttan, sevinçten ne anlar? Göğü görmeden, denizi görmeden maviyi anlamaya benzemez mi bu Bir güz düşünün ki Ömür hanım, ilkyazı olmamış, yazı yaşanmamış, böyle bir güzün hüznü hüzün müdür? Başlamanın bir anlamı varsa bitişi göze almak, bitişin bir anlamı varsa başlangıcı olmak değil midir? Yaşamı düz bir l çizgide tutm...

Şiir/ Bir Kitabın Sayfaları - Barış Bıçakçı

"Baktım rüzgarsın sen Baktım çamaşır ipini zorluyorsun Hepimizin derdi güzel yaşlanmak sevgilim Baktım bir kitabın sayfalarını çeviriyorsun Ayağına terlik giy Bildiğimiz şeylerin taşında yalınayak geziyorsun Biz satranç oyuncusuyuz sevgilim Üzerimizde kara bir leke biz satranç oyuncusuyuz İnanmıyoruz ceketlere düğmelere İnanmıyoruz takvimleri savurarak gelen geleceğe İşte yitirdik bütün taşlarımızı darmadağınık oyun tahtası Bir tek şahımız duruyor sevgilim, o da evli, iki çocuk babası Kelimeler önümüze çıkıyor sevgilim Uykumuzu bölüyor buradan çocukluğumuza kadar Buradan çocukluğumuza kadar bir telaş İçi boş kuşları kovalıyoruz ve bir sebep arıyoruz Herkese küsmek için Hemen o cumartesi buluyoruz, hemen o pazar Yaşamak çukur yerlere doluyor diyorlar Bu yüzden yıkıntıya dönüşse de yaşıyormuş insan Ama hep yıkıldığımız yeter sevgilim, biraz da kekik toplayalım Kıymetini bilmediğimiz şeyler var Yaşamak bir at gibi huysuzlanıyor kapımızda sevgilim Geçen günlere üzüldük tam...

Şiir/ Aşk Bitti - Ahmet Telli

                                                                                     F.E.S. ve öbürleri için Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da Uzun bir hastalık gibi Aralıksız dinlediğim alaturka bir fasıl gibi Gökyüzüne bakmayı, dostlara mektup yazmayı Çiçekleri sulamayı unutmuşluğum gibi Bitti. Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da Yürümeyi yeniden öğrenen felçli bir çocuk gibi Sokağa çıkmalıyım şimdi ve çoktandır İhmal ettiğim dostlara yeni bir adres bırakmalıyım Pencereleri açmalı, kitapları düzenlemeliyim Belki bir yağmur yağar akşama doğru Yarıda bıraktığım şiirleri tamamlarım Aşk da bitti diyordu ya bir şair Aşk bitti işte tam da öyle

Semerkant - Amin Maalouf/ 23 Alıntı

1. “Zamanın iki yüzü var, dedi kendi kendine Hayyam, iki boyutu; uzunluğunu güneşin seyri belirliyor, kalınlığını ise tutkular.” (syf 39) 2. "Değildir yoksul azla yetinmeyi bilen." (syf 40) 3. "Sonraki aylarda üçüncü dereceden denklemleri ele alan çok ciddi bir eser yazmaya girişti. Bu cebir eserinde Hayyam, bilinmeyen sayıyı göstermek için Arapçadaki şey terimini kullanmış; İspanyolların ilmi eserlerine Xay olarak geçen bu kelime zamanla kısaltılıp sadece ilk harfine indirgenmiş, sonra da x tüm dünyada bilinmeyen sayının simgesi haline gelmişti." (syf 43) 4. ''Hiçbir şeye şaşırma, hakikatin de insanların da iki yüzü vardır. '' (syf 63) 5. "Yönetmek için gereken vasıflarla iktidara gelmek için vasıfların aynı olmadıklarını söyle ona. İşlerin iyi idaresi insanın kendini unutup sadece başkalarıyla, özellikle de en muhtaç durumdakilerle ilgilenmesini gerektirir; oysa iktidara gelmek için insanların en açgözlüsü olup kendinden başka hiçb...

Şiir /Annemle İlgili Şeyler - Didem Madak

  Sevgili Anneciğim Binlerce kez açıldım, binlerce kez kapandım yokluğunda Kocaman bir dağ lalesi gibi Ve kapkara göbeğini dünyaya fırlatacakmış gibi duran. Şimdi mucizevi bir yerdeyim Muc'ın ucuz evinde Sanki mürekkebi rutubet olan bir kalem Duvarlara hep senin resmini çiziyor di'li geçmiş zamanda birçok resim, Hep gülümsüyorsun Aklının ortasında mavi bir yıldız varmış gibi Ve o yıldız karanlık bir şubat akşamında Durmadan soluyormuş gibi Hatırlar mısın? Mavi saçlı bir Tanrı gibi severdim Burdur Gölü'nü O göl şimdi içimde kocaman bir anne ölüsü. Vişne bahçeleriyle dolu, Neşeli bir şehre benzerdi senin sesin. Bazen ölmek istiyorum Beni yeniden doğurman için İri, ekşi bir vişne tanesi gibi. Kış başında bir ton kömür yığarlardı kapıya Bazen görülen rüyalar gibi kapkara Bir ton rüya çıtırdarken Sen kar yağmadan önce başkaydın, Kar yağdıktan sonra bambaşka. Sanki hep buluğ çağındaydım. Kuşlar zaptederdi sonra her yeri, sabahları Binlerce kez söylerlerdi, söyleye...