Ana içeriğe atla

Ah'lar Ağacı - Didem Madak / 51 Alıntı



1. "Yağmur, çamurlu bir elbise dikiyor şehre
Sıkılıyoruz hepimiz bu çamurlu giysinin içinde."

(syf 13)


2. "Yapıştırsam da parçalarını hayatımın

Su sızdırıyordu çatlaklarından."

(syf 13)

3. "Ve şimdi şöyle dua ediyorum Tanrı’ya: 
Olanlar oldu Tanrım
Bütün bu olanların ağırlığından beni kolla!"

(syf 15)

4. "Güzin Ablası kitaplar olan bir kızdım, 
İçim sıkılmasa o kadar
Tek bir satır bile okumazdım."

(syf 17)

5. "İnsan çıtır ekmeği ısırdığında, 
Kırıklar dolar kucağına, 
İşte orası umudun tarlasıdır."

(syf 18)

6. "Hızlı yaşanan bir hayatın şarkılarıydı salıncaklar."

(syf 19)

7. "İnsan unutandır
ve insan unutulmaya mahkum olandır."

(syf 19)

8. "Ahlat ahların ağacıydı, 
Yaşlanmaya başlayanların, 
İtiraf edilememiş aşkların, 
Evde kalmış kızların.
Ahlat ahların ağacıydı."

(syf 20)

9. "Ve yanılmıyorsam yalnız insanların, 
Kahvaltı edip ağladıkları pazar sabahları yokmuş o zaman.
Mesela o zamanlar
Mutsuz olduğunda insanlar, 
Yok olurmuş bazı dakikalar."

(syf 20)

10. "Bazen sevinirim, 
Sevinmek nedense hep yedi yaşında."

(syf 20)

11. "Dalgınlığınıza gelmek istiyorum
Ve kaybolmak o dalgınlıkta."

(syf 21)

12. "Annem çok sevinmelerin kadınıydı.
Bazen sevinince annem gibi, 
Rengarenk reçeller dizerim kalbimin raflarına."

(syf 24)

13. "Raylar uzanırdı içimde kilometrelerce
Bir kara yılan gibi, 
Bilemezdim menzil neresi?"

(syf 26)

14. "Bizler sarımsak kokan uzun bir dizenin, 
Fötr şapkalı kelimeleriydik."

(syf 27)

15. "Ama yazgısını yaldızlı çokomel kağıtları gibi, 
Tırnaklarıyla düzeltemiyor insan."

(syf 29)

16. "Ah benim nergis kokulu cehaletim..."

(syf 31)

17. "Anlatmak isterdin kendini durmadan
Bir bardağa bile olsa.
Ne diyecektin, ne söyleyecektin
Şairlerin şahı olsan, 
Bir AH’dan başka."

(syf 31)

18. "Kağıttan gemiler yaptım kalbimden
Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı.
Aşk diyorsunuz, 
limanı olanın aşkı olmaz ki bayım!"

(syf 35)

19. "Gözyaşlarım bitse tesbih tanelerim vardı
Tesbih tanelerim bitse göz yaşlarım...
Saydım, insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı."

(syf 35)

20. "Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
Balkona yorgun çamaşırlar asmayı
Ki uçlarından çile damlardı."

(syf 36)

21. "Ben acılarımın başını
evcimen telaşlarla okşadım bayım."

(syf 36)

22. "İnsan kaybolmayı ister mi? 
Ben işte istedim bayım."

(syf 36)

23. "Uzaklara gittim
Uzaklar sana gelmez, sen uzaklara gidersin 
Uzaklar seni ister, bak uzaklar da aşktan anlar bayım."

(syf 36)

24. "Kalbim ucu kararmış bir tahta kaşık gibiydi bayım."

(syf 38)

25. "Kalbimin doğusu, 
Her resme güneş çizen bir çocuktu."

(syf 39)

26. "Kim bir şairi kırsa
Şair gider uzun bir dizeyi kırar mesela."

(syf 40)

27. "Bilirim kırılmış dizeleri tamir etmez zaman."

(syf 40)

28. "Gece açılıp gündüz kapanan bir parantezdim, 
Sözler vardı içimde işe yaramayan."

(syf 41)

29. "Sözler...
Bir yağlı urgandı acıyı boğmaya yarayan."

(syf 41)

30. "Bak, ömrüm eriyor işte
Çocukluk fotoğrafımdaki kardan adam gibi."

(syf 43)

31. "Bak, ilkokul talebesi kalbimden
Yine karne parası istiyorlar."

(syf 43)

32. "Bir gecekonduda oturuyor kalbim oysa
Yağmur yağdıkça
Bir gecekondunun damı gibi içine doğru ağlıyor."

(syf 43)

33. "Kalbim küs oysa, kalbim yalnız bir kovboy."

(syf 44)

34. "Saçlarımda kiraz bahçeleri
Salıncak kuruyor dallarına çocuklar.;

(syf 45)

35. "Bir boş beşik hikayesinin olmayan çocuğuyum."

(syf 46)

36. "Biliyorsun ölüm, mavi boş bir kafestir kimi zaman."

(syf 47)

37. "Birkaç kış geçti Pollyanna
Ben hep mahzun kaldım."

(syf 48)

38. "Hayatım bir mutsuzluk inşaatıydı Pollyanna
Çimento, demir, çamur...
Duvarlarımı şiir ve türkü söyleyerek sıvardım."

(syf 51)

39. "Sakarım, sık sık çarpar deviririm yazgımı."

(syf 54)

40. "Sağlam bir halatla çekiyorum acıyı kendime doğru."

(syf 55)

41. "Yoksulluk diyorum, 
O an, 
Ucuz lafların çalılarına takılıyor şiirimin elbiseleri."

(syf 57)

42. "Ben sevgilim...
Bir çocuk bayramı gibi yaşamak isterdim her aşkı."

(syf 58)

43. "Bir mutluluk şiiri yazamamaktan dolayı
İmlamı iyice bozsam da farketmez artık.
Kime ne “de-da”ları ayırmasam? 
Noktalarda durmasam, 
Bir ünleme koşsam yalnızca."

(syf 58)

44. "Bazı vakitler tren geçiyor evin yakınından
Yaşlanıyorum pencereden her bakışımda
Anna Karenina’yı taklit ediyor zaman, 
Atıyor kendini raylara."

(syf 59)

45. "Annemin temizlik günleri gibiyim
Yorgun, solgun ve beyaz."

(syf 59)

46. "Sen hep gülerdin oysa, gülüverirdin
Bir bakardım eğilmiş su içiyor
Gamzelerinden kuşlar."

(syf 61)

47. "Bazı yaralar yararlıdır buna inan,
Bazı yaraların ortasından küçücük bir el,
Sanki geçmişine çiçek uzatır,
Bazı yaralardan sızan kanla
Tüm geleceğin yıkanır."

(syf 64)

48. "Bizler mihsabıyız hayatın."

(syf 64)

49. "Tehlikeli sayılmam artık. 
Kalbimi kalın bir kitabın arasında kuruttum."

(syf 66)

50. "Yeni bir şarkıya başla
Hem şarkı dediğin şarttır yaşamaya."

(syf 72)

51. "Yorgunum, kahvem çamur gibi
Batmaya da razıyım, artık beni anla
Yeter ki sen beni
Hiç yazamayacağım bir romanın kollarına atma."

(syf 72)


Ah'lar Ağacı - Didem Madak

Metis Yayınları

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İmkansızın Şarkısı - Haruki Murakami / 13 Alıntı

1. "Gökyüzünde asılı duran kara bulutlara baktım ve o zamana kadar yaşamımın akışında yitip gitmiş olan şeyleri düşündüm. Uçup gitmiş saatleri, ölmüş veya yitmiş arkadaşları ,bir daha geri gelmeyecek hisleri." (syf 9) 2. "Ölüm, yaşamın karşıtı olarak değil parçası olarak vardır." (syf 38) 3. "Çağdaş edebiyata güvenim yok demiyorum. Ama değerli vaktimi de zamanın vaftiz etmediği eserleri okuyarak ziyan etmek istemem. Hayat yeterince kısa." (syf 45) 4. "Rüzgar biraz yön değiştirse, haykırışları fısıltıya dönüşüyordu." (syf 67) 5. "Yalnızlığı kimse o kadar sevmez. Sadece arkadaş edinmek için çaba harcamıyorum. Sonu hayal kırıklığı oluyor." (syf 72) 6. "Sezgilerim oldukça iyidir. Ama mantıklı düşünme konusunda umutsuz vakayım." (syf 93) 7. "Kalbini açabilen insanlar var, bir de açamayanlar. Siz açabilenlerdensiniz. Ya da daha doğru deyişle, istediğinizde bunu yapabiliyorsunuz.'' ''Peki insanlar kal...

Şükrü Erbaş - Hüzünle Seviniyorum

                      Lovers - Emile Friant    Ömür Hanım'la Güz Konuşmaları... 1983 yılında, kendi içimden çıkarıp dünyanın ortasına bıraktığım; kendimi, bir başkasıymış gibi kendime anlattığım; yalnızlığımı, yine kendi yalnızlığımla ete kemiğe büründürdüğüm bir varoluş acısıdır. Uçsuz bucaksız bir kalabalığın sokaklardan evlere değil de canımdan sokaklara çekildiği bir büyük şehir korkusudur, kederidir, üşümesidir. İki çocuğun işıklara, insanlara ve rüyalara inandığı zamanların umududur, güzelliğidir, yakarışıdır. Gencecik bir kadının, uzak yalnız soğuk yoksul yabancı bir şehri, yüreğinin o büyülü beşiğinde sallaya sallaya anne olduğu bir hayatın iç sesidir, onurudur, çırpınışıdır. Kanı içine akan yaralı bir hayvan gibi bütün bir ülkenin kendi üstüne kapandığı, darağaçlarında boğulduğu, ağzını kuyulara vererek ağladığı zamanların dip sesidir, uğultusudur, yaşama çığlığıdır. İçimizde kaybolan bütün kadınlara ...

Gönül Yorgunluğu - Şükrü Erbaş

The Lovers - John Atkinson Grimshaw    Gönül yorgunluğu ne, biliyor musun? Gökte yıldızın kalmiyor. Gölgen bir yere sığmıyor. İçindeki şarkı içinde boğuluyor. Penceren sokağa bakmıyor. Bütün sevgi sözleri kalbinde cezaya dönüyor. Kirpiklerin hiçbir güzellikle halkalanmıyor. Baktığın bütün sular yeraltına çekiliyor. Sevmek korkusu ayrılıktan çok önce acı veriyor. Dünyanın bütün cenazeleri evinin önünden kalkıyor. Her gün bir arkadaşın büyüdüğünüz zamanlarda kayboluyor. Girdiğin çıktığın bütün kapılarin önünde yabancı, ardında yalnızlık olup kalıyorsun. Ne, biliyor musun gönül yorgunluğu? Kendinden soğuyorsun. Sözünden soğuyorsun. Geçmişinden soğuyorsun. İnandıklarindan soğuyorsun. Baktığın yüzlerden soğuyorsun. İçine bile bakmıyorsun artık. Dünya, inandığın o yitik cennet değil.    Durup dururken inciniyorsun. Kötü söz gerekmiyor bunun için. Sana söylenmesi de gerekmiyor sözün. Tam kirpiklerinin ucunda bir yarım ay, dudaklarında bir boyalı söz... bir kırıc...