Ana içeriğe atla

Bağbozumu Şarkıları - Şükrü Erbaş / 32 Alıntı


1. "Biliyor musun, hoyratlık değil de

İncelik yakıyor canımı."

(syf 37)

2. "Kimse kendinden bir yere gitmiyor

Yaşıyoruz sessizce yaramızı severek.

(syf 46)

3. "Hayal evim, arzu çanım, kirpik boncuğum
Uyudum, sen oldum, soyundum dünyayı."

(syf 12)

4. "Ay beşiğim, şirin uykum, gümüş hecem
Uyandım, sen oldum, giyindim dünyayı."

(syf 13)

5. "Sözlerimle bıraktın
Yusuf kuyusuna beni
Bir gök damlası yüzün
Uzaklaştıkça sonsuz."

(syf 14)

6. "Ben bir zaman yanlışıyım
Sen zamandan büyük güzellik."

(syf 14)

7. "Şimdi yanında olsam, ağzını dinlesem, saçlarını giyinsem, güzelliğinin göllendiği yatağı sevsem, sevsem..."

(syf 15)

8. "Öyle bir hayal ecesisin ki, her yer sensin. Usul usul dökülen mimozalar, azalan limon çiçekleri, ayaklanan hanımeliler, deniz yaprakları, gülen güneşler, rayiha bahçeleri, bulutlu rüzgârlar..."

(syf 15)

9. "Günaydın sabah sevinci, uykulu gamze, kuyuların rüyası... Günaydın zamanın tanrısı, ağzımda harflenen sonsuzluk, yürüdüğüm gökyüzü...Günaydın bulut türküsü, el çırpan ağaçlar..."

(syf 15)

10. "Zamanlar karıştı. Doğumum ne zamandı, ne zaman öldüm. Ödülüm neden cezam. Bir taş gibi susuyorum. Ey gecikmiş aşk, sen de bir yalnızlıksın bu yılkılık yalnızlıkta..."

(syf 17)

11. "Dünya kan uykularda. Böyle bir yalnızlıkta seni düşünmek kadar büyük özgürlük yok."

(syf 18)

12. "Gerçek zamanla yüreğin zamanı nasıl karışıyor böyle… Usul bir gülümsemeyle yürüyorum. Kırmızı bir bulut yüzün. Bir çınar ağacının gölgesindeyim. Yapraklar değil saçların dökülüyor üstüme. Mavilikte bir görkem. Şarkılar dinliyorum. Parmakların, sesinden önce akıyor içime. ‘Uçan kuşlar sarhoş olur’ bir daha inanıyorum. Saka kuşları bayram yerine çeviriyor alacakaranlığı. Öyle zamanlar bağışladın ki, ölüm de ayrılık da yitirdi hükmünü. Günaydın büyük güzellik. Acı sonsuzluk merhaba…"

(syf 19)

13. "Ölümün mü hecesiydim yaşamın mı bilmiyorum."

(syf 20)

14. "Seni sevdim
Canıma yürüdü bunca zamanlar
Yerlere göklere doldum."

(syf 25)

15. "Yağmur değil ben çekiliyordum
Yeraltı sularının rahmine."

(syf 7)

16. "Sevgilim, bütün sözlerimi
Mazlumların rüyasından seçtim ben.
Budur, düşünmeden bildiğim
Budur, ayaklarına serdiğim has bahçe…"

(syf 37)

17. "Sevgilim
Yoksulluktur biraz da
Yüzünde gamzelenip duran sözlerim..."

(syf 38)

18. "Gamzelerine cemreler düşen
Ayrılık görmemiş bir bahçede
Badem çiçekleri, deniz, incesaz, bir gökyüzü
Yapraklanıp durdu canımda boşluğun."

(syf 39)

19. "Dünya bir gölgelikmiş
Doğan ve batan günden öğrendim..."

(syf 41)

20. ”Hayatın gecesi, lambasını da beraberinde getirir.”

C. Chaplin

(syf 42)

21. "Sokak köpeklerinden öğreniyordum
Sevgisizliğin açık yarasını."

(syf 7)

22. "Hangi acıyla yaprak dökersek dökelim
İnsan kendini seveceği bir dünya buluyor…"

(syf 48)

23. "Badem ağacı
Sende dünya çiçek açtı
Bende sessizlik."

(syf 49)

24. "Bir Karac'oğlan ıssızlığı ağzımda
Plastik zamanlara şiirler söylüyorum."

(syf 51)

25. "Yazmasaydım, yaşamamış olacaktın."

(syf 52)

26. "Etekleri gurbet ile mühürlü
Bir gelin ağıdıyım bacasız evlerde."

(syf 52)

27. "Kaç gündür aklımda kirpiklerinin gölü
Boğulmuş bir zamana bakıyorum saygıyla."

(syf 53)

28. "Mezar taşlarının dili yok, unutma."

(syf 54)

29. "Konuşuyorsun ya
Sisten güneşe çıkıyor
Kırmızı kuşlar."

(syf 54)

30. "Güneş değil, inandım
Serçeler başlatıyor sabahı."

(syf 54)

31. "Susmak iyileştirmiyor yarayı
Yeni yerlere varıyor eski sözler."

(syf 56)

32. "Kentler de insanlar gibi mizah duygusuyla birlikte kederini de yitiriyor sanırım."

(syf 66)


Bağbozumu Şarkıları - Şükrü Erbaş

Kırmızı Kedi Yayınları


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İmkansızın Şarkısı - Haruki Murakami / 13 Alıntı

1. "Gökyüzünde asılı duran kara bulutlara baktım ve o zamana kadar yaşamımın akışında yitip gitmiş olan şeyleri düşündüm. Uçup gitmiş saatleri, ölmüş veya yitmiş arkadaşları ,bir daha geri gelmeyecek hisleri." (syf 9) 2. "Ölüm, yaşamın karşıtı olarak değil parçası olarak vardır." (syf 38) 3. "Çağdaş edebiyata güvenim yok demiyorum. Ama değerli vaktimi de zamanın vaftiz etmediği eserleri okuyarak ziyan etmek istemem. Hayat yeterince kısa." (syf 45) 4. "Rüzgar biraz yön değiştirse, haykırışları fısıltıya dönüşüyordu." (syf 67) 5. "Yalnızlığı kimse o kadar sevmez. Sadece arkadaş edinmek için çaba harcamıyorum. Sonu hayal kırıklığı oluyor." (syf 72) 6. "Sezgilerim oldukça iyidir. Ama mantıklı düşünme konusunda umutsuz vakayım." (syf 93) 7. "Kalbini açabilen insanlar var, bir de açamayanlar. Siz açabilenlerdensiniz. Ya da daha doğru deyişle, istediğinizde bunu yapabiliyorsunuz.'' ''Peki insanlar kal...

Şükrü Erbaş - Hüzünle Seviniyorum

                      Lovers - Emile Friant    Ömür Hanım'la Güz Konuşmaları... 1983 yılında, kendi içimden çıkarıp dünyanın ortasına bıraktığım; kendimi, bir başkasıymış gibi kendime anlattığım; yalnızlığımı, yine kendi yalnızlığımla ete kemiğe büründürdüğüm bir varoluş acısıdır. Uçsuz bucaksız bir kalabalığın sokaklardan evlere değil de canımdan sokaklara çekildiği bir büyük şehir korkusudur, kederidir, üşümesidir. İki çocuğun işıklara, insanlara ve rüyalara inandığı zamanların umududur, güzelliğidir, yakarışıdır. Gencecik bir kadının, uzak yalnız soğuk yoksul yabancı bir şehri, yüreğinin o büyülü beşiğinde sallaya sallaya anne olduğu bir hayatın iç sesidir, onurudur, çırpınışıdır. Kanı içine akan yaralı bir hayvan gibi bütün bir ülkenin kendi üstüne kapandığı, darağaçlarında boğulduğu, ağzını kuyulara vererek ağladığı zamanların dip sesidir, uğultusudur, yaşama çığlığıdır. İçimizde kaybolan bütün kadınlara ...

Gönül Yorgunluğu - Şükrü Erbaş

The Lovers - John Atkinson Grimshaw    Gönül yorgunluğu ne, biliyor musun? Gökte yıldızın kalmiyor. Gölgen bir yere sığmıyor. İçindeki şarkı içinde boğuluyor. Penceren sokağa bakmıyor. Bütün sevgi sözleri kalbinde cezaya dönüyor. Kirpiklerin hiçbir güzellikle halkalanmıyor. Baktığın bütün sular yeraltına çekiliyor. Sevmek korkusu ayrılıktan çok önce acı veriyor. Dünyanın bütün cenazeleri evinin önünden kalkıyor. Her gün bir arkadaşın büyüdüğünüz zamanlarda kayboluyor. Girdiğin çıktığın bütün kapılarin önünde yabancı, ardında yalnızlık olup kalıyorsun. Ne, biliyor musun gönül yorgunluğu? Kendinden soğuyorsun. Sözünden soğuyorsun. Geçmişinden soğuyorsun. İnandıklarindan soğuyorsun. Baktığın yüzlerden soğuyorsun. İçine bile bakmıyorsun artık. Dünya, inandığın o yitik cennet değil.    Durup dururken inciniyorsun. Kötü söz gerekmiyor bunun için. Sana söylenmesi de gerekmiyor sözün. Tam kirpiklerinin ucunda bir yarım ay, dudaklarında bir boyalı söz... bir kırıc...