Ana içeriğe atla

Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var - Ataol Behramoğlu / 38 Alıntı

1. "Ömrümün kırılmış parçalarını toplamaya çalışıyorum."

(syf 136)

2. "Aşk da bir yuva duygusu mu, yoksa bir yalnızlık mıdır?
Alıp başını gitmek midir uçurumdan uçuruma?"

(syf 182)

3. "Nicedir özlemişim
Bir dosta sarılıp
Ağlamayı."

(syf 11)

4. "Her zaman yeniden başlamak duygusu
Doğuyor içimde
Her uyanışımda

Düşmanlarımı bağışlıyorum
Daha çok seviyorum dostlarımı
Her uyanışımda."

(syf 12)

5. "Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen

Yitirdiğim bir mutluluk mu

Habercisi mi gelecekteki bir mutluluğun

Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen
İçimde bağıran acılar mı
Serseri, başıboş bir rüzgâr mı"

(syf 14)

6. "Hayatım rüzgar gibi akıp geçiyor, uğultulu bir rüzgar gibi akıp geçiyor hayatım."

(syf 27)

7. "Şimdi yeni bir tanıma alıştırmalıyım kendimi, şimdi ben kendimi düşünmezken bile kim düşünür beni."

(syf 28)

8. "Ama gizli sevgiler bulunup çıkarılırsa yüreklerinden insanların,

Çıkarılırsa karanlığından unutuşun yaşanmış olan şeyler
Ve tek bir insan yüreği gibi çarparsa bir günlük insanlık,
Hiçbir şey yok olmamış olacaktır, dönüşerek sonsuz, büyük ve bütün zamanları birleştiren bir sevgiye."

(syf 30)

9. "Ağlanacak, bir an anımsanacaktı geçmiş

Sonra yine hayatın hırgürüne dönülecekti."

(syf 34)

10. "Ya içimdeki bu keder, nasıl açıklamalı onu?"

(syf 39)

11. "Şiir

Yaşam üstüne ve her şey üstüne
En özlü
Ve en güzel şeyleri söylemektir."

(syf 42)

12. "Hiçbir şey

görkemli olamaz
kocaman
bir göğün altında
yüce bir dağla
engin bir denizin birleşmesi kadar..."

(syf 46)

13. "Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:

Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği."

(syf 57)

14. "Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar

Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı"

(syf 58)

15. "Fakat hiçbir şey kurutamayacak

Çorak topraklarda yeşerttiğim aşkı…"

(syf 65)

16. "Çoğumuz, yetişkin yanlışlarızdır aslında."

(syf 85)

17. "Gece bir örtü olsun anılardan

Kara yüreğime örtüneyim."

(syf 86)

18. "Taşra kentlerinde geçti çocukluğum

Akşamın o gri hüznü
Yakındır bu yüzden yüreğime."

(syf 87)

19. "Her şey şiirdir, uğultusu rüzgârın

Bir ırmağa usulcacık yağan kar
Her gece okunan bir dua çocuklukta
Gökyüzünde bölük bölük turnalar."

(syf 91)

20. "Özlemin, sevincin, sevecenliğin

-acının ve kederin de-
içten oluşundaki
insanca titreşim...
Başka ne zenginliğimiz var ki..."

(syf 99)

21. "Kimi zaman umulmadık bir yerde beklenmedik bir tümce

yaşamın tümünü yorumlatacak
izler bırakıyor..."

(syf 100)

22. "Kendi dilimin yabancısıyım...

Aylar ki duyguya dönük sözcüklerim
saklımda duruyor
sabırsızlanarak
çıkmak için
dudağıma...
Ama iyi ki de çıkmıyorlar...
Çünkü sonu daha derin bir yalnızlık
Daha derin bir yabancılaşma..."

(syf 101)

23. "Şairler vardır

Ülkelerinin güneşi tutuşur şiirlerinde
Denizleri nefes alır...
Şairler vardır
Şiirleri bayrak gibi yükselir alanlarda
Ve halklarına
Ekmek ve su ve sevinç gibi gerekli..."

(syf 115)

24. "Şiir de böyle bir şey olmalı diye düşündüm

En acımasız günde de savunabilmek inceliği."

(syf 123)

25. "Yaşamak nedir göçebelikten başka."

(syf 130)

26. "Aşkı sessizlik tanımlar."

(syf 140)

27. "Aramızda söylenmemiş sözlerin uzaklığı

Aramızda yaşanmamış şeylerin uzaklığı."

(syf 143)

28. "Ömrüm çürük bir diş gibi sallanıyor."

(syf 152)

29. "Haberim vardır bütün gözyaşlarından."

(syf 154)

30. "Arıyordum özgürlüğe giden yolu

İnsan yüzlerinde değil gökyüzünde
Arıyordum küçük beyaz bir bulutu
Boğularak uyandığım o saatte
Beni avutan o küçük bulut muydu."

...

"Bir aşk bile yoktu yıkan ve onaran
Bir aşk pırıl pırıl yağmur sularından
Paylaştığım bir şey yoktu bu şehirde
Şiirin bittiği yerde başlayan ne
Çocukluğum muydu içimde sızlayan."

...

"Ve hayatın artık geçip gittiğini
Anlıyordum derin akan sular gibi
Kopmuş köklerimden çarparken rüzgârda
Gece bir uçurum gibi başlayınca
Boğuntulardan çıkardım bu şiiri."

...

"Ağlamaz kendi uçurumuna düşen
Boğulan kendinin labirentlerinde."

(syf 155)

31. "Sendin beklediğim bütün bir sonbahar

Yağmurlar inatla işlerken içime
Gece gökyüzünde çınlarken yıldızlar
Durdurulmaz yürek ürpertileriyle
Sendin beklediğim bütün bir sonbahar."

(syf 156)

32. "Sendin beklediğim bütün bir sonbahar

Başlamadan bitmiş bir aşkın hüznüyle
Gece gökyüzünde çınlarken yıldızlar
Yağmurlar inatla işlerken içime
Sendin beklediğim bütün bir sonbahar."

(syf 157)

33. "Bir kadını bekliyorum

Eteklerini ve saçlarını uçurarak gelecek..."

(syf 162)

34. "Yürüdüm uzun uzun

Türkçe şarkılar söyleyerek
İçimde ince bir hüzün
Kendi kendime yeterek."

(syf 165)

35. "Ölümün derin sularına iniyorum

Unutuşun derin sularına."

(syf 172)

36. "Kara bir uçuruma düşerken

Kıyıda taze bir çiçek, sen."

(syf 173)

37. Ey beni şevkatle içine alan şeyler; bir annenin sevgisi, yağmurun ılıklığı, pastel renkleri bir sonbaharın, "gecenin yalınlığı, karanlık, lambalar..."

(syf 182)

38. "Ölüm de böyle bir şey olmalı, diye düşündü; gitgide yoğunlaşan bir unutkanlık."

(syf 188)


Tekin Yayınevi 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İmkansızın Şarkısı - Haruki Murakami / 13 Alıntı

1. "Gökyüzünde asılı duran kara bulutlara baktım ve o zamana kadar yaşamımın akışında yitip gitmiş olan şeyleri düşündüm. Uçup gitmiş saatleri, ölmüş veya yitmiş arkadaşları ,bir daha geri gelmeyecek hisleri." (syf 9) 2. "Ölüm, yaşamın karşıtı olarak değil parçası olarak vardır." (syf 38) 3. "Çağdaş edebiyata güvenim yok demiyorum. Ama değerli vaktimi de zamanın vaftiz etmediği eserleri okuyarak ziyan etmek istemem. Hayat yeterince kısa." (syf 45) 4. "Rüzgar biraz yön değiştirse, haykırışları fısıltıya dönüşüyordu." (syf 67) 5. "Yalnızlığı kimse o kadar sevmez. Sadece arkadaş edinmek için çaba harcamıyorum. Sonu hayal kırıklığı oluyor." (syf 72) 6. "Sezgilerim oldukça iyidir. Ama mantıklı düşünme konusunda umutsuz vakayım." (syf 93) 7. "Kalbini açabilen insanlar var, bir de açamayanlar. Siz açabilenlerdensiniz. Ya da daha doğru deyişle, istediğinizde bunu yapabiliyorsunuz.'' ''Peki insanlar kal...

Şükrü Erbaş - Hüzünle Seviniyorum

                      Lovers - Emile Friant    Ömür Hanım'la Güz Konuşmaları... 1983 yılında, kendi içimden çıkarıp dünyanın ortasına bıraktığım; kendimi, bir başkasıymış gibi kendime anlattığım; yalnızlığımı, yine kendi yalnızlığımla ete kemiğe büründürdüğüm bir varoluş acısıdır. Uçsuz bucaksız bir kalabalığın sokaklardan evlere değil de canımdan sokaklara çekildiği bir büyük şehir korkusudur, kederidir, üşümesidir. İki çocuğun işıklara, insanlara ve rüyalara inandığı zamanların umududur, güzelliğidir, yakarışıdır. Gencecik bir kadının, uzak yalnız soğuk yoksul yabancı bir şehri, yüreğinin o büyülü beşiğinde sallaya sallaya anne olduğu bir hayatın iç sesidir, onurudur, çırpınışıdır. Kanı içine akan yaralı bir hayvan gibi bütün bir ülkenin kendi üstüne kapandığı, darağaçlarında boğulduğu, ağzını kuyulara vererek ağladığı zamanların dip sesidir, uğultusudur, yaşama çığlığıdır. İçimizde kaybolan bütün kadınlara ...

Gönül Yorgunluğu - Şükrü Erbaş

The Lovers - John Atkinson Grimshaw    Gönül yorgunluğu ne, biliyor musun? Gökte yıldızın kalmiyor. Gölgen bir yere sığmıyor. İçindeki şarkı içinde boğuluyor. Penceren sokağa bakmıyor. Bütün sevgi sözleri kalbinde cezaya dönüyor. Kirpiklerin hiçbir güzellikle halkalanmıyor. Baktığın bütün sular yeraltına çekiliyor. Sevmek korkusu ayrılıktan çok önce acı veriyor. Dünyanın bütün cenazeleri evinin önünden kalkıyor. Her gün bir arkadaşın büyüdüğünüz zamanlarda kayboluyor. Girdiğin çıktığın bütün kapılarin önünde yabancı, ardında yalnızlık olup kalıyorsun. Ne, biliyor musun gönül yorgunluğu? Kendinden soğuyorsun. Sözünden soğuyorsun. Geçmişinden soğuyorsun. İnandıklarindan soğuyorsun. Baktığın yüzlerden soğuyorsun. İçine bile bakmıyorsun artık. Dünya, inandığın o yitik cennet değil.    Durup dururken inciniyorsun. Kötü söz gerekmiyor bunun için. Sana söylenmesi de gerekmiyor sözün. Tam kirpiklerinin ucunda bir yarım ay, dudaklarında bir boyalı söz... bir kırıc...