Ana içeriğe atla

Kış Yolculuğu - Selçuk Baran / 12 Alıntı





 1. "Nasıl yaşanacağını bilmiyordum, yaşamak nedir hiç öğrenmemiştim."

(syf 16)

2. "Bir çocuğun elinden tutmak, yaşlı bir kadın yolda karşıdan karşıya geçerken ona yardım etmek... Gecenin geç bir saatinde sokağa fırlayıp dondurma ya da köfte yemek... Yağmurda ıslanmak, kar altında yürümek... İnsan bunları tatmak için yaşar. Hep bu tat alma anını bekler. Ama hiçbir zaman gerçekleştiremez. Gerçekleştirme olasılığı zaman geçtikçe daha da azalır. Sonra can sıkıntısı denilen baş belasından kurtulmak için her çareye başvurduğu kısır dönem gelir çatar. Pek uzun süren, belki de taa ölünceye dek süren o kısır dönem... Politik bir bağlantısı olmayan herkes yalnızdır; güvensiz ve sanki işsiz güçsüz gibidir."

(syf 17)

3. "Her çağın kendine özgü, çağın iyi kötü (daha doğrusu anlaşılamamış) özelliklerinin, gereklerinin kişilikler üzerine vurduğu birtakım ortak damgaları vardır."

(syf 24)

4. "Dostlukların en güzeli, insanların yalnızca yan yana oturmaktan bile tat aldıkları, gerektiğinde susuşların da değerlendirilebildiği ilişkilerdir."

(syf 24)

5. "Her şeyin farkında olacak kadar akıllı, hiçbir şeyi umursamayacak kadar güçlüydü."

(syf 24)

6. “Gazeteler," derdi, “bıkıp usanmadan aynı şeyleri yazar dururlar. Kendi hayatlarını yaşamayı beceremeyen insanların korktukları o boş zamanlar var ya... İşte gazeteler bir sürü basit olayla bu boş zamanları doldururlar. Belki gazeteler olmasaydı, insanlar boş zamanlarından bu kadar korkmayacaklardı.”

(syf 26)

7. "İnsanlar yalnızca ölümden değil, yaşamaktan da korkarlar."

(syf 27)

8. "Dünya karşısında, hayat karşısında, insanlar karşısında hâlâ bir çocuk gibi korkak ve beceriksizim. Hiçbir şey öğrenmedim, kitaplarda yazılanlar dışında."

(syf 56)

9. "Oysa hata yapmak, yanlış anlaşılmak korkusu kent yaşamının gerektirdiği bir şeydir. Ya da uygar kişinin kendini eleştirme alışkanlığını edinmesinin doğurduğu kaçınılmaz bir rahatsızlık..."

(syf 57)

10. Oysa Sartre ne diyor: "Durmadan kendini anlatır acı, çünkü kendi kendine yetmediğini duyar. Oysa onun ideali susuştur."

(syf 58)

11. "Birinin inandıklarına inanmak, sevdiklerini sevmek rahatlatır insanı. Arayıp durmaktan kurtulmuş olursun."

(syf 102)

12. "Düşleri olmayan insanların kaba gerçeklere sığınmaktan ya da birtakım kabalıkları gerçek sanmaktan başka çareleri yoktur."

(syf 106)


Kış Yolculuğu - Selçuk Baran

Yapı Kredi Yayınları

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Y'ol - Birhan Keskin / 8 Alıntı

1.  "Ben zaten o ilk acıyla ölmediğimde çok gücenmiştim hayata. İnsan olmuştum ilk o zaman. Ya da bozmuşlardı beni yenidoğandan." (syf 21) 2. "Beyhude insanın yuva arayışı ama yine de yuva arar insan.” (syf 28) 3. "Gitmek mi yitmektir kalmak mı artık bilmiyorum Yerini yadırgayan eşyalar gibiydim ya ben hep Ve inançlı, gitmenin bir şeyi değiştirmediğine." (syf 33) 4. "Onu, sevebileceğinin en yücesiyle sevdin. Titreme daha fazla kalbim." (syf 35) 5. "Ben seninle sevgilim Mutsuz ama bahtiyardım." (syf 38) 6. "Oysa her aşık önce kendine sonra yanındakine cellat." (syf 49) 7. "Aşk iki kişi arasında asla eşitlenmeyendir." (syf 53) 8. "Ben bu çıldırmış vaktin, ben bu yılan zamanın Paramparça edilmiş şairiyim." (syf 53)

Gönül Yorgunluğu - Şükrü Erbaş

The Lovers - John Atkinson Grimshaw    Gönül yorgunluğu ne, biliyor musun? Gökte yıldızın kalmiyor. Gölgen bir yere sığmıyor. İçindeki şarkı içinde boğuluyor. Penceren sokağa bakmıyor. Bütün sevgi sözleri kalbinde cezaya dönüyor. Kirpiklerin hiçbir güzellikle halkalanmıyor. Baktığın bütün sular yeraltına çekiliyor. Sevmek korkusu ayrılıktan çok önce acı veriyor. Dünyanın bütün cenazeleri evinin önünden kalkıyor. Her gün bir arkadaşın büyüdüğünüz zamanlarda kayboluyor. Girdiğin çıktığın bütün kapılarin önünde yabancı, ardında yalnızlık olup kalıyorsun. Ne, biliyor musun gönül yorgunluğu? Kendinden soğuyorsun. Sözünden soğuyorsun. Geçmişinden soğuyorsun. İnandıklarindan soğuyorsun. Baktığın yüzlerden soğuyorsun. İçine bile bakmıyorsun artık. Dünya, inandığın o yitik cennet değil.    Durup dururken inciniyorsun. Kötü söz gerekmiyor bunun için. Sana söylenmesi de gerekmiyor sözün. Tam kirpiklerinin ucunda bir yarım ay, dudaklarında bir boyalı söz... bir kırıc...

Şiir/ Soneler I - Metin Altıok

"Sevgilim bak, geçip gidiyor zaman; Aşındırarak bütün güzel duyguları. Bir yarım umuttur elimizde kalan, Göğüslemek için karanlık yarınları. Ağzımda ağzının silinmez ılık tadı, Damağımda kösnüyle gezinirken; Yüreğimde yılkı, aklımda ölüm vardı, Dışarda rüzgâr acıyla inilderken. Unutulmuyor ne tuhaf dünya işleri, Seninle bir döşekte sevişirken bile. Düşünüyorum hüzünlü anneleri, Çarşıda, pazarda ellerinde file. Bu kekre dünyada yazık geçit yok aşka; Bir şey yok paylaşacak acıdan başka."